Biz kendisini Hanım Saklandı olarak bilirdik, sonradan öğrendik ki adı İslim Kebabıymış... Valla adı ne olursa olsun tadı nefis, görüntüsü süper, evdeki malzemeye de uyum sağlar üstelik çok da güzel misafir ağırlar...
Bizim misafir yemeklerimizdendir kendisi, lakin annem yaz patlıcanlarını görünce dayanamaz bize de yapar. İçine kemiksiz iri parça et veya köfte koyanlar olsa da bizde illaki tas kebabı ile yapılır.
4-5 adet yaz patlıcanı şöyle ince uzun olanlardan
250 gr. kuşbaşı tercihen kuzu eti (sevmeyenler, dana eti ile yapacaksa tas kebabını düdüklü tencerede yapmalarını şiddetle tavsiye ederim.)
1 irice kuru soğan
3-4 adet yeşil biber
3 adet domates (güzel domates bulamazsanız domates sayısını azaltıp salça ilave edebilirsiniz)
Kekik, Tuz, Karabiber
Üzerini süslemek için;
Gerektiği kadar yeşil biber
1 domates
Kızartmak için sıvı yağ
1 tatlı kaşığı salça
Tas Kebabını genelde bir gün önceden hazırlıyorum. Soğanı yemeklik doğrayıp az yağda, az tuz ilavesiyle pembeleştiriyorum. Üzerine etleri alıp biraz kavuruyorum. Ardından doğranmış yeşil biberi ilave edip yumuşamalarını bekliyorum. Salça koyacaksanız tam sırasıdır çünkü domateslerden önce biraz salçanın kokusu çıkmalı, yok domateslerim gayet güzel derseniz hemen küp doğranmış domateslerinizi ilave edebilirsiniz. Güzelce kavurduktan sonra biraz su ilave edip tencerenin de kapağını kapatıp pişmeye bırakabilirsiniz. (Düdüklü tencere özellikle et yemeklerinde size çok zaman kazandıracaktır.) Ocaktan almaya yakın tuz ve karabiberini serpiyorum. Pişip altını kapatır kapatmaz da üzerine kekik serpiyorum. Düdüklü tencerede yapacaksanız tuz ve karabiberini baştan koyabilirsiniz.
Şayet Tas Kebabınız önceden hazır değilse soğuyana kadar patlıcanları hazırlayabilirsiniz. Patlıcanlarımı alacalı soyuyorum. Sonra yarım cm. kalınlığında uzunlamasına kesiyorum. Tuzlayıp kayık tabakta bekletiyorum. Yaklaşık 15 dk. sonra üzerine su ilave edip bir 15 dk. daha bekletiyorum. Sürenin sonunda sudan çıkarıp birazda elimle zarar vermeden sıkıyorum. Kağıt havlu ile kurulayıp tavada kızdırmış olduğum sıvı yağda önlü arkalı kızartıyorum. Yine kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını süzdürmüş oluyorum. Patlıcanlarım kızardıktan sonra 2 dilimi alıp artı şeklide bir tabağa koyuyorum. Ortasına ılınmış tas kebabımızdan koyup önce alttaki dilimin iki kenarını ortaya topluyorum, sonra diğer dilimin iki kenarını ortada topluyorum. Üzerine 1 dilim domates ve 1 parça biber koyup kürdan yardımıyla hepsini sabitliyorum. Tüm hanımlar saklandıktan sonra hepsini bir cam tepsiye aktarıyorum. Tas Kebabının Suyundan cam tepsiye biraz alıp üzerine çok az yağ ve 1 su bardağı kadar su ilave ediyorum.
190-200 derecede ısıtılmış fırında üzerindeki domates ve biberler kızarana kadar pişiriyorum. Yok beni fırınla uğraştırma derseniz patlıcanları metal bir tepsiye alıp üzerine bir kapak kapatın ve koyun ocağa, yine domates ve biberler pişene kadar bekleyip altını kapatın. Burada önemli nokta suyu, fırında yapacaksanız sık sık kontrol edip yanmaması için gerektiğinde su ilave edin.
Yanına nefis bir patates püresi ve pilav ile misafir sofranızın ana yemeği hazır...
Afiyet olsun...
annemin tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
annemin tarifleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Nisan 2016 Cuma
9 Ağustos 2014 Cumartesi
ZEYTİNYAĞLI YAPRAK SARMA
Günün en komik yemeği bu oldu. Bir akşam evvel babam "bak yetiştiremeyeceksiniz, saralım şu dolmaları" diye baskı yapınca akşamın 11'inde oturduk babamla birlikte :-))) koca bir tencere dolma sardık. Sanıyorum 3 kupa pirinçten hazırladı annem içini... Derken ertesi gün cuma akşamı da koyduk ocağa pişirdik. Ben tabii dayanamayıp tadına baktım, çok da güzel olmuştu... Doğum gününü yani cumartesi gününe sadece pastanın birleştirilmesi kalmıştı sabahtan onu yaptım, her şey hazır, sofra hazır, yemekler hazır biz hazırız. Misafirlerimiz geldi yedik içtik her şey güzeldi. Misafirlerimiz gitti sofrayı topladık, servis tabaklarında kalanları daha küçük kaplara aldık, buzdolabına yerleştireceğiz, bir baktık TA TA TA TAAAMMM koca tencere Zeytinyağlı Yaprak Sarma bize bakıyor :-S
3 kişi koca tencere sarmayı bitirmemiz 1 haftamızı aldı :-))
İşte bugün o sarmanın tarifini vereceğim :-))
2 su bardağı pirinç
2-3 adet kuru soğan küp küp doğranmış (soğan fazla olunca içi daha yumuşak oluyor)
3 çorba kaşığı çam fıstığı
3 çorba kaşığı kuş üzümü (annem bazen kuş üzümünü az tutup sarı kuru üzüm de ilave eder)
Tuz, karabiber, bol miktarda tarçın ve dolma baharı (yeni bahar), dereotu
Toz şeker
Zeytinyağı
Bizde durum şu, annem yaprak sarma yapacağı zaman içini kavurur, biberden zeytinyağlı yapacağı zaman çiğden yapar ama malzeme aynıdır.
Annem soğanları bir tencerede biraz zeytinyağında çevirip içine yıkanıp süzülmüş pirinçleri ilave ediyor. Pilav yapar gibi biraz kavurup üzerine 2 su bardağı su ilave ediyor (yani normal pilav ölçüsü 1'e 2 iken burada 1'e 1 su koyuyoruz çünkü zaten sarıldıktan sonra yeniden pişecek). Pirinçler suyunu çektikten sonra fakat dibine tutmadan önce altını kapatıyor. İçine fıstık, üzüm, ince kıyılmış dereotu ve baharatları ilave edip güzelce karıştırıyor ve kapağını kapatıp demlenmesi ve sarılabilecek kadar soğumasını bekliyor. Kaynar suda haşlandıktan sonra soğuk suya atılan yaprakları sıkıp bir tabağa alıyor ve sarmaya başlıyoruz. Çoğunluğa göre kalem gibi sarılmalı hatta serçe parmaktan daha kalın olmamalı. Bizde bu durum tam tersi, biz içini bol koyar kalın sararız, sadece yaprak değil içinden de yiyelim dimi :-))
3 kişi koca tencere sarmayı bitirmemiz 1 haftamızı aldı :-))
İşte bugün o sarmanın tarifini vereceğim :-))
2 su bardağı pirinç
2-3 adet kuru soğan küp küp doğranmış (soğan fazla olunca içi daha yumuşak oluyor)
3 çorba kaşığı çam fıstığı
3 çorba kaşığı kuş üzümü (annem bazen kuş üzümünü az tutup sarı kuru üzüm de ilave eder)
Tuz, karabiber, bol miktarda tarçın ve dolma baharı (yeni bahar), dereotu
Toz şeker
Zeytinyağı
Bizde durum şu, annem yaprak sarma yapacağı zaman içini kavurur, biberden zeytinyağlı yapacağı zaman çiğden yapar ama malzeme aynıdır.
Annem soğanları bir tencerede biraz zeytinyağında çevirip içine yıkanıp süzülmüş pirinçleri ilave ediyor. Pilav yapar gibi biraz kavurup üzerine 2 su bardağı su ilave ediyor (yani normal pilav ölçüsü 1'e 2 iken burada 1'e 1 su koyuyoruz çünkü zaten sarıldıktan sonra yeniden pişecek). Pirinçler suyunu çektikten sonra fakat dibine tutmadan önce altını kapatıyor. İçine fıstık, üzüm, ince kıyılmış dereotu ve baharatları ilave edip güzelce karıştırıyor ve kapağını kapatıp demlenmesi ve sarılabilecek kadar soğumasını bekliyor. Kaynar suda haşlandıktan sonra soğuk suya atılan yaprakları sıkıp bir tabağa alıyor ve sarmaya başlıyoruz. Çoğunluğa göre kalem gibi sarılmalı hatta serçe parmaktan daha kalın olmamalı. Bizde bu durum tam tersi, biz içini bol koyar kalın sararız, sadece yaprak değil içinden de yiyelim dimi :-))
Etiketler:
annemin tarifleri,
davet yemekleri
17 Haziran 2014 Salı
AFYON KAYMAĞI
Oğluşumun 2. doğum gününde yaptığım bu tatlı için herkesin ortak fikri çok hafif olmasıydı. Aslında yapımı çok kolay, fakat sunumu el oyalayıcı. Ancak o kadar hafif ki inanın uğraşlarınıza değecek...
1 litre süt (1 çay bardağı kadarı krem şanti için ayrılacak)
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
50 gr. margarin
2-3 adet damla sakızı aromalı çiklet
2 su bardağı Hindistan cevizi rendesi
1 poşet krem şanti (1 paketten 2 poşet çıkıyor)
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
İstenirse 1 tatlı kaşığı tarçın (bence isteyin çok yakışıyor :-)))
1 litreden 1 çay bardağı eksik süt ile un ve şekeri orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyorum. İndireceğime yakın damla sakızı aromalı çikletleri atıp 1-2 karıştırıp ocaktan alıyorum. İçine margarini ilave edip bir kaç dk. karıştırarak ılıtıyorum. Sonra mikserle iyice çırpıyorum. Damla sakızlı muhallebi yapar gibi... Bir tepsiye strech film kaplayıp üzerine bol miktarda hindistan cevizi rendesi döküyorum. Bu çok önemli, tepsiden çıkartırken çok faydalı oluyor. Hindistan cevizlerinin üzerine muhallebiyi eşit kalınlıkta yayıyorum. Kalınlığı 1/2 cm'i geçmemeli. Bu şekilde önce dışarıda ılınmasını sağlayıp sonra buzdolabına koyup 30 dk. soğutuyorum. Diğer tarafta ayırdığımız 1 çay bardağı süt ile 1 poşet krem şantiyi hazırlıyorum. Soğumuş olan muhallebinin üzerine eşit kalınlıkta yayıyorum. Üzerine kıyılmış cevizleri eşit oranda dağıtıp, bir miktarda tarçın serpiyorum. Krem şantinin kurumaması için üzerini strech film ile kapatıp tekrar buzdolabına alıyorum. 2-3 saat sonra buzdolabından çıkarıp bir kenarından bir tur rulo yapıp kesiyor o ruloyu da 2'şer parmak kalınlığında dilimliyorum. Yine hindistan cevizi serpilmiş bir servis tabağına dik olarak koyuyorum. Tüm tepsi bitene kadar aynı şekilde devam ediyorum.
1 litre süt (1 çay bardağı kadarı krem şanti için ayrılacak)
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
50 gr. margarin
2-3 adet damla sakızı aromalı çiklet
2 su bardağı Hindistan cevizi rendesi
1 poşet krem şanti (1 paketten 2 poşet çıkıyor)
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
İstenirse 1 tatlı kaşığı tarçın (bence isteyin çok yakışıyor :-)))
1 litreden 1 çay bardağı eksik süt ile un ve şekeri orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyorum. İndireceğime yakın damla sakızı aromalı çikletleri atıp 1-2 karıştırıp ocaktan alıyorum. İçine margarini ilave edip bir kaç dk. karıştırarak ılıtıyorum. Sonra mikserle iyice çırpıyorum. Damla sakızlı muhallebi yapar gibi... Bir tepsiye strech film kaplayıp üzerine bol miktarda hindistan cevizi rendesi döküyorum. Bu çok önemli, tepsiden çıkartırken çok faydalı oluyor. Hindistan cevizlerinin üzerine muhallebiyi eşit kalınlıkta yayıyorum. Kalınlığı 1/2 cm'i geçmemeli. Bu şekilde önce dışarıda ılınmasını sağlayıp sonra buzdolabına koyup 30 dk. soğutuyorum. Diğer tarafta ayırdığımız 1 çay bardağı süt ile 1 poşet krem şantiyi hazırlıyorum. Soğumuş olan muhallebinin üzerine eşit kalınlıkta yayıyorum. Üzerine kıyılmış cevizleri eşit oranda dağıtıp, bir miktarda tarçın serpiyorum. Krem şantinin kurumaması için üzerini strech film ile kapatıp tekrar buzdolabına alıyorum. 2-3 saat sonra buzdolabından çıkarıp bir kenarından bir tur rulo yapıp kesiyor o ruloyu da 2'şer parmak kalınlığında dilimliyorum. Yine hindistan cevizi serpilmiş bir servis tabağına dik olarak koyuyorum. Tüm tepsi bitene kadar aynı şekilde devam ediyorum.
Etiketler:
annemin tarifleri,
tatlılar
23 Mart 2014 Pazar
YALANCI PAÇA YADA DAMAT PAÇASI
Bizim evde ciğer, yürek ve beyin hariç sakatat hiç pişmez. Ben, sol elimdeki iki kemiği kırdığımda annem iyi gelir diye Paça pişirmişti, ağzıma süremedim içim kaldırmadı. Fakat paçasız pişirilen bu tarifi çok severek tüketiyoruz. Tavukla yapıdığından Yalancı Paça diyorum, bazı kitaplarda ise Damat Paçası olarak geçiyormuş. Siz istediğiniz ismi seçin...
3 su bardağı tavuk suyu
2 tepeleme çorba kaşığı un
2-3 çorba kaşığı yoğurt
2 diş sarımsak
1 çorba kaşığı sirke
1/2 haşlanmış tavuk göğsü
Tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Tavuk suyunu kaynatıyorum, diğer tarafta bir kasede unla yoğurdu boza kıvamında olacak şekilde güzelce eziyorum. Yoğurdun kesilmemesi için kaynayan tavuk suyundan bir kepçe ile alıp unlu karışımımızın ılınmasını sağlıyorum. Sonra unlu karışımı yavaş yavaş karıştırarak kaynayan tavuk suyuna ilave ediyorum. Biraz kaynatıyorum. Kıvamı boza gibi olacak, bunu sağlamak için biraz daha un ilave edilebilir. Kaynatılıp unun çiğ kokusu kaybolunca içine tuzu, sarımsak ve sirkesini ilave edip bir taşım daha kaynatıp ocağın altını kapatıyorum. Servis yapacağım borcama alıp üzerine irice bölünmüş tavuk parçalarını koyuyorum. Tereyağını eritip pul biberle kızdırıp, paçanın üzerine gezdirip servis yapıyorum.
** Uzun zaman önce verdiğim tarife ait resmi ancak ekleyebildim, gecikme için özür dilerim :-))
| Damat Paçası |
3 su bardağı tavuk suyu
2 tepeleme çorba kaşığı un
2-3 çorba kaşığı yoğurt
2 diş sarımsak
1 çorba kaşığı sirke
1/2 haşlanmış tavuk göğsü
Tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Tavuk suyunu kaynatıyorum, diğer tarafta bir kasede unla yoğurdu boza kıvamında olacak şekilde güzelce eziyorum. Yoğurdun kesilmemesi için kaynayan tavuk suyundan bir kepçe ile alıp unlu karışımımızın ılınmasını sağlıyorum. Sonra unlu karışımı yavaş yavaş karıştırarak kaynayan tavuk suyuna ilave ediyorum. Biraz kaynatıyorum. Kıvamı boza gibi olacak, bunu sağlamak için biraz daha un ilave edilebilir. Kaynatılıp unun çiğ kokusu kaybolunca içine tuzu, sarımsak ve sirkesini ilave edip bir taşım daha kaynatıp ocağın altını kapatıyorum. Servis yapacağım borcama alıp üzerine irice bölünmüş tavuk parçalarını koyuyorum. Tereyağını eritip pul biberle kızdırıp, paçanın üzerine gezdirip servis yapıyorum.
** Uzun zaman önce verdiğim tarife ait resmi ancak ekleyebildim, gecikme için özür dilerim :-))
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
tavuk yemekleri
18 Mart 2014 Salı
PIRTIK BÖREĞİ :-))
Adını çok seviyorum bu böreğin, üstelik yapılışı da çok kolay... Eve aldığınız yufkaları kullanmaya vakit bulamadıysanız bir kaç gün sonra nemlenip birbirine yapışmaya başlıyor. Bu durumdaki yufkalardan tepsi böreği yada gözleme yapmak mümkün olmuyor. E bu yufkaları atmaya da kıyamıyorum, sonuç pırtık böreği :-))
benim 5 yufkam vardı
2 adet yumurta
1,5-2 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 kalıp beyaz peynir
Biraz maydanoz
Biraz dereotu
İsteğe bağlı olarak kırmızı pul biber


Yufkaları parça pinçik (kime siniriniz varsa onu düşünün, iyi geliyor :-) ) ettikten sonra bir kenarda yumurtaları çırpıyorum. İçine beyaz peyniri ufalayıp, pul biber, ince kıyılmış maydanoz ve dereotunu ilave ediyorum. İyice karıştırdıktan sonra 1,5 su bardağı süt ve sıvı yağ ekleyip iyice karıştırıyorum. İsterseniz bu noktada içine kaşar peyniri rendesi de ilave edebilirsiniz. Bu karışımı yufkaların üzerine döküp iyice karıştırıyorum. Öyle ki bütün yufkaların sütlü karışıma bulanması gerek. Ağzını kapatıp oda sıcaklığında 15- 20 dk. bekletmenizi tavsiye ediyorum, böylece yufkaların sütü ne kadar çektiğini görebilirsiniz. Yufkalı karışımı yağlamış olduğunuz borcam'a yayıyorum. Bu aşamada sütün biraz görünmesi gerekiyor, eğer yufkalar sütün tamamını çekmiş ise üzerine biraz daha süt ilave ediyorum. Ortadaki resimde görüldüğü üzere süt az geldi, 1 çay bardağı daha ilave edebilirmişim. Ben bu sefer üzerine kaşar peyniri rendesi serptim, fakat görünümü güzel olmasına rağmen soğuyunca sertleşti... Bu sebeple üzerine sadece çörekotu serpip fırına vermekte fayda var. Tüm bu olumsuzluklara rağmen su böreği kıvamında lezzetli bir börek oldu...
benim 5 yufkam vardı
2 adet yumurta
1,5-2 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 kalıp beyaz peynir
Biraz maydanoz
Biraz dereotu
İsteğe bağlı olarak kırmızı pul biber
Yufkaları parça pinçik (kime siniriniz varsa onu düşünün, iyi geliyor :-) ) ettikten sonra bir kenarda yumurtaları çırpıyorum. İçine beyaz peyniri ufalayıp, pul biber, ince kıyılmış maydanoz ve dereotunu ilave ediyorum. İyice karıştırdıktan sonra 1,5 su bardağı süt ve sıvı yağ ekleyip iyice karıştırıyorum. İsterseniz bu noktada içine kaşar peyniri rendesi de ilave edebilirsiniz. Bu karışımı yufkaların üzerine döküp iyice karıştırıyorum. Öyle ki bütün yufkaların sütlü karışıma bulanması gerek. Ağzını kapatıp oda sıcaklığında 15- 20 dk. bekletmenizi tavsiye ediyorum, böylece yufkaların sütü ne kadar çektiğini görebilirsiniz. Yufkalı karışımı yağlamış olduğunuz borcam'a yayıyorum. Bu aşamada sütün biraz görünmesi gerekiyor, eğer yufkalar sütün tamamını çekmiş ise üzerine biraz daha süt ilave ediyorum. Ortadaki resimde görüldüğü üzere süt az geldi, 1 çay bardağı daha ilave edebilirmişim. Ben bu sefer üzerine kaşar peyniri rendesi serptim, fakat görünümü güzel olmasına rağmen soğuyunca sertleşti... Bu sebeple üzerine sadece çörekotu serpip fırına vermekte fayda var. Tüm bu olumsuzluklara rağmen su böreği kıvamında lezzetli bir börek oldu...
Etiketler:
annemin tarifleri,
börekler
16 Şubat 2014 Pazar
YOĞURTLU KÖFTELİ KEBAP
Annemin nefis tariflerinden biridir bu Yoğurtlu Köfteli Kebap.. Kimisi minimalist oluyor,diyor ki "içine tuz ve karabiberden başka birşey konmaz" ben söz konusu olunca durum tam tersine dönüyor :-)) İllaki içine işeyler karıştıracağım.... Bu köfte de benim ellerime düşünce aşağıdaki hali aldı,
500 gr. kıyma
1 orta boy kuru soğan
1 tatlı kaşığı kimyon
1 iri diş sarımsak
Tuz ve karabiber
1 bayat ramazan pidesi (yada tırnaklı pide bazı fırınlarda yapılıyor, hiç olmadı bir kebapçıdan alabilirsiniz)
1 büyük kase yoğurt
2 diş sarımsak
2 çorba kaşığı domates salçası
2 çorba kaşığı tereyağı
Biraz sıvıyağ
Soğanı rendeliyorum. Kıymanın içine soğanı ilave edip, kimyon, dövülmüş 1 iri diş sarımsak, tuz ve karabiber ilave edip yoğuruyorum. Vaktiniz varsa yoğurduktan sonra buzdolabında birsüre bekletin daha lezzetli oluyor. Bu arada pideleri küp küp doğruyorum. Eğer pideleriniz bayatsa biraz tereyağı ile hafifçe kızartabilirsiniz, taze ise kızartmanıza gerek yok (isterseniz yine de kızartabilirsiniz tabii, sizi kimse engelleyemez :-)) Kalan 2 diş sarımsağı ezip yoğurtla karıştırıyorum. Kıymayı dolaptan alıp küçük köfteler yuvarlayıp, birbirlerine yapışmamaları için biraz un serpiyorum. Kızdırılmış sıvı yağda köfteleri kızartmaya başlarken diğer yanda bir tavada tereyağını eritiyorum. Salçayı ilave edip kokusu çıkana kadar kavuruyorum, üzerine biraz su ilave edip sos kıvamına getirip biraz pişiriyorum. Şimdi sırada tabaklarımıza servis yapmak var... Sırasıyla önce pideleri tabaklara diziyorum, üzerine sarımsaklı yoğurt yayıp köfteleri pay ediyorum. En son üzerine salçalı sosu gezdiriyorum. Afiyet olsun...
Etiketler:
annemin tarifleri,
et yemekleri,
kebaplar
17 Ocak 2014 Cuma
PASTIRMALI KADAYIF BÖREĞİ
Eveeett, nihayet Pastırmalı Kadayıf Böreğinin tarifini yazabiliyorum, ancak resimleri daha sonra ekleyeceğim :-) Tarif bir midi fırın tepsisi için yada büyük boy borcam tepsi içindir...
300 gr. taze tel kadayıf
2 adet yumurta
1,5 su bardağı süt
1/2 su bardağı kadar sıvı yağ
Dil peyniri (taze kaşar da olabilir ama dil peyniri daha çok yakışıyor)
Pastırma
Biraz tuz
Borcam'ın altını ben tereyağı ile yağlıyorum siz margarin de kullanabilirsiniz.. Tel kadayıfın yarısını borcam'ın altına yayıp elimle biraz bastırıp düzeltiyorum, üzerine dil peyniri dilimlerini aralık bırakmadan diziyorum. Peynirlerin üzerine de pastırma dilimlerini dizip üzerini kalan kadayıf ile kapatıyorum. Üzerini yine elimle bastırarak düzeltiyorum. Diğer tarafta yumurtaları çırpıp içine süt, sıvı yağ ve tuzu ilave edip güzelce karıştırıyorum. Kepçe yardımıyla (tatlı şerbeti döker gibi) her tarafına sütlü karışımı dağıtıyorum. Bu kısmı çok önemli sütlü karışımla ıslanmayan yerler hem fazla kıtır hemde lezzetsiz oluyor. Isıtılmışfırında üzeri kızarana kadar pişiriyorum. Üzeri kıtır kıtır altı daha yumuşak bir börek oluyor, yalnız servisten hemen önce fırından çıkartacak gibi hazırlamalısınız, çünkü soğuyunca donan peynir böreğin tüm güzelliğini alıp götürüyor :-(( tabii kalanları ertesi gün kendiniz için ısıtarak tüketebilirsiniz.. Afiyet olsun...
Etiketler:
annemin tarifleri,
börekler,
denenmiş
8 Şubat 2013 Cuma
TAHİNLİ CEVİZLİ ÇITIRLAR
Annemin uzun zamandır yapmadığı bir tatlıydı bu. Bugün Ankara'dan gelen misafirlerimiz için yaptık, yalnız biraz sıkı sarmışız, daha gevşekçe sarılırsa sanırım daha çıtır çıtır olacaktır.
Malzemelere gelince, hemen her evde bulunabilecek malzemelerle, olur a evde yoksa da çok pahalı olmayan malzemelerle yapılıyor.
3 adet yufka (mümkünse açık satılanlardan alın, pakette olanlar çok kalın oluyor)
1,5 su bardağı tahin
1,5 su bardağı kıyılmış ceviz
1 su bardağı toz şeker
Tarçın

Yufkaları masaya veya mutfak tezgahına yayıyoruz. Ortadan ikiye bölüp üzerine tahin yayıyoruz, önce her tarafına toz şeker, üzerine kıyılmış cevizleri üzerine de tarçın serpiyoruz. Uzun kenarından başlayıp 2-2,5 parmak eninde sarıyoruz. Yufkanın ikinci yarısını aynı şekilde sarıyoruz. Tepsiye alıp fırında pişiriyoruz. Fırından çıkarıp ilk sıcaklığı geçince 3 parmak eninde kesip, üzerine bol pudra şekeri serpip servis yapıyoruz.
Malzemelere gelince, hemen her evde bulunabilecek malzemelerle, olur a evde yoksa da çok pahalı olmayan malzemelerle yapılıyor.
3 adet yufka (mümkünse açık satılanlardan alın, pakette olanlar çok kalın oluyor)
1,5 su bardağı tahin
1,5 su bardağı kıyılmış ceviz
1 su bardağı toz şeker
Tarçın
Yufkaları masaya veya mutfak tezgahına yayıyoruz. Ortadan ikiye bölüp üzerine tahin yayıyoruz, önce her tarafına toz şeker, üzerine kıyılmış cevizleri üzerine de tarçın serpiyoruz. Uzun kenarından başlayıp 2-2,5 parmak eninde sarıyoruz. Yufkanın ikinci yarısını aynı şekilde sarıyoruz. Tepsiye alıp fırında pişiriyoruz. Fırından çıkarıp ilk sıcaklığı geçince 3 parmak eninde kesip, üzerine bol pudra şekeri serpip servis yapıyoruz.
Etiketler:
annemin tarifleri,
tatlılar
27 Ocak 2013 Pazar
ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI
Zaten pek severdim kendilerini, kerevizin tatlı kardeşiydi benim için. Her kış bir iki kere yapardı annem, bu sene ise hemen her hafta yapıyorum. Çünkü anne sütünü arttırdığını öğrendim. Hem lezzetli hemde faydalı daha ne isterim.
Gelelim tarifimize,
1 kg. Yer elması
1 adet irice kuru soğan
1 adet ufak havuç
1 çorba kaşığı kadar pirinç
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz, nane
Soğanları küp küp yemeklik doğruyorum. Tencerede ısıtılmış zeytinyağına soğanları ilave ediyorum. 1 dk. kadar çevirdikten sonra ince doğranmış havuçları ilave ediyorum. Hepsini yağda çeviriyorum. Havuçlar yumuşayınca soyup yıkamış olduğum ve mümkün olduğunca eşit parçalara bölünmüş yer elmalarını ilave ediyorum. Bir iki kere çevirip yer elmalarının üzerini yarım parmak geçecek kadar su ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 5 dk. sonra da pirinçleri üzerine serpiyorum. Pirinçler ve yer elmaları pişince ocaktan alıp hemen 1,5-2 tatlı kaşığı kuru nane serpiyorum. Kapağını kapatıp buharıyla nanelerin lezzetinin yemeğe geçmesini sağlıyorum. Aynı tencerede soğuttuktan sonra servis için cam kaba alıyorum. Afiyet olsun...
Gelelim tarifimize,
1 kg. Yer elması
1 adet irice kuru soğan
1 adet ufak havuç
1 çorba kaşığı kadar pirinç
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz, nane
Soğanları küp küp yemeklik doğruyorum. Tencerede ısıtılmış zeytinyağına soğanları ilave ediyorum. 1 dk. kadar çevirdikten sonra ince doğranmış havuçları ilave ediyorum. Hepsini yağda çeviriyorum. Havuçlar yumuşayınca soyup yıkamış olduğum ve mümkün olduğunca eşit parçalara bölünmüş yer elmalarını ilave ediyorum. Bir iki kere çevirip yer elmalarının üzerini yarım parmak geçecek kadar su ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 5 dk. sonra da pirinçleri üzerine serpiyorum. Pirinçler ve yer elmaları pişince ocaktan alıp hemen 1,5-2 tatlı kaşığı kuru nane serpiyorum. Kapağını kapatıp buharıyla nanelerin lezzetinin yemeğe geçmesini sağlıyorum. Aynı tencerede soğuttuktan sonra servis için cam kaba alıyorum. Afiyet olsun...
Etiketler:
annemin tarifleri,
hafif lezzetler,
sebze yemekleri
22 Ocak 2013 Salı
TAVUKLU MANTI
Ben Balıkesir'de okumadan önce sadece Kayseri Mantısını bilirdik. Balıkesir'de Ekmek fırınında mantı gibi kapatılmış,içi boş fakat pişirilmiş hamurlar görünce annem merak edip sormuş. Düğün Mantısı demişler, annem daha da meraklanıp tarifini istemiş. Sonrasında tarifi komşulardan da netleştirip bizde yapmaya başladık. Evlendikten sonra da eşimim annesinden nohutlu ve patates püreli mantı yapıldığını da öğrendik. Onlar da Bilecik'te Kayseri Mantısı gibi yapıp, hamurların içine kıyma yerine haşlanmış nohut püresi veya haşlanmış patates püresi koyup kapatıyorlar. Pişirme şekli Kayseri Mantısı gibi. Fakat bizim damak tadımız bir türlü nohutlu ve patateslisine alışamadı. Bizde annemin (kayınvalidem) gönderdiği mantıları Balıkesir usulü pişirmeyi denedik, gayet de güzel oldu.. Umarım sizde de fikir verir,
1 kg. Mantı (içi boş düğün mantısı, nohutlu veya patates dolgulu mantı, elinizde ne varsa)
2 litre tavuk suyu
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
1 su bardağı haşlanmış nohut
400 gr. yoğurt
3-4 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Maydanoz
Mantıyı fırına sığacak fakat mantıları tam alacak büyüklükte bir tepsiye diziyoruz. Aralarına haşlanmış nohut serpiştiriyoruz. Üzerine sıcak tavuk suyunu gezdirip mantıların tavuk suyunu çekmesi için 10 dk. kadar 180 C ısıtılmış fırına koyuyoruz. Fırından çıkarıp tüm mantıların ıslanmış olduğundan emin olunca haşlanıp irice didiklenmiş tavuk etlerini serpiştiriyoruz. Üzerine sarımsaklı yoğurt üzerine de pul biberle kızdırılmış tereyağı gezdiriyoruz. En son ince kıyılmış maydanoz serpip servis yapıyoruz. Maydanoz sevmiyorsanız nane de serpebilirsiniz.
1 kg. Mantı (içi boş düğün mantısı, nohutlu veya patates dolgulu mantı, elinizde ne varsa)
2 litre tavuk suyu
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
1 su bardağı haşlanmış nohut
400 gr. yoğurt
3-4 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Maydanoz
Mantıyı fırına sığacak fakat mantıları tam alacak büyüklükte bir tepsiye diziyoruz. Aralarına haşlanmış nohut serpiştiriyoruz. Üzerine sıcak tavuk suyunu gezdirip mantıların tavuk suyunu çekmesi için 10 dk. kadar 180 C ısıtılmış fırına koyuyoruz. Fırından çıkarıp tüm mantıların ıslanmış olduğundan emin olunca haşlanıp irice didiklenmiş tavuk etlerini serpiştiriyoruz. Üzerine sarımsaklı yoğurt üzerine de pul biberle kızdırılmış tereyağı gezdiriyoruz. En son ince kıyılmış maydanoz serpip servis yapıyoruz. Maydanoz sevmiyorsanız nane de serpebilirsiniz.
Etiketler:
annemin tarifleri,
tavuk yemekleri,
yöresel tarifler
13 Ocak 2013 Pazar
PIRASALI ARNAVUT BÖREĞİ
Daha önce bahsetmiştim, annem Trabzonlu babam ise Arnavut'tur. Ancak annemde benim gibi (sanırım bu özelliğimi ondan almışım) değişik şeyler tatmaya ve onları evde yapmaya bayılır. Bu böreği Yengem yapardı, cumartesi gününden "yarın pırasalı börek yapacağım, hep beraber yeriz" diye hepimizi organize ederdi. Pazar günü kahvaltı hafif geçiştirilir, midede börek için yer bırakılırdı. Öğleden sonra yengemlere gittiğimizde bizi mis gibi börek kokusu karşılardı. Hemen hemen 10-12 kişi oluverirdik. Davul fırını bilirseniz onun koca koca iki tepsisi ile börek pişmiş yanına mutlaka ayran ile akşam üzeri sofraya oturulurdu. Hepimiz de çok keyif alırdık.
Sonra annem öğrendi yengemden böreği, çok da güzel yapıyor. Ama yaşlılıktan dem vurup eskisi kadar sık yaptıramayınca anladım ki iş başa düştü.. Anneme sora sora ilk defa bu böreği tamamen kendi başıma yaptım. Biraz yağını fazla kaçırmışım onun dışında umut vaadediciydi :-) Bende bu lezzeti paylaşmak istedim.
Detayları aşağıda;
Öncelikle malzemeler,
Hamuru için:
1 kg. un + birazda açmak için un gerekiyor
1.5-2 su bardağı su (bunu hamurunuzun durumuna göre kendiniz ayarlamalısınız)
1/2 kahve fincanı sirke
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 tatlı kaşığı tuz
Hamurları açmak için 2 avuç kadar nişasta (un ile karıştırarak kullanacağız)
İçi için:
1 kg. pırasa
1/2 su bardağı kadar sıvı yağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pul biber
Ayrıca erittiğimiz 125 gr. margarinin içine 3/4 su bardağı sıvı yağ ekleyip kenara alıyoruz.
Hamuru kulak memesi kıvamında yoğurup üzerini nemli bir bez ile kapatıp dinlendiriyorum. Önceden ayıklayıp 1 cm. genişliğinde (kalın olanları ikiye, çok kalın olanları ise dörde bölerek kullanıyorum) doğruyorum. Tavaya yağı alıp önce salçaların kokusu çıkana kadar hafifçe kavuruyorum. Ben bu tip kavurma işlerini teflon vok tavada yapıyorum. Hem daha az yağ kullanıyorum, hemde rahat karıştırıyorum. Pırasaları tavaya alıp tuzunu ilave ediyorum. Ara ara karıştırıp kavuruyorum. Çok pişmesine gerek yok çünkü zaten böreğin içinde de pişecekler. Pişen pırsaları ocaktan alıp soğumaya bıraktım.
Dinlenen hamurdan bezeler yapmaya başladım. Ben tepsim çok büyük olduğundan bezeleri de iri iri ayırdım, 21 beze oldu. Normali alta 13 üste 12 yufka olması, benimki alta 11 üste 10 yufka oldu. Ama çok da kötü olmadı. Bezeleri ayırırken dikkat etmeniz gerek nokta 4 adet bezenin diğerlerinden çok az daha büyük olması. Bunları alt ve üst grup yufkaların ilk ve son katlarını oluşturacaklar.
Yaklaşık 2 avuç unu aynı miktarda nişasta ile karıştırın. Bunu yufkaları açmak için kullanacağız. Bu böreğin en güzel yanlarından biri yufkaların en fazla düz yemek tabağı kadar açılması ve düzgün olma mecburiyetinin olmaması. Benim gibi acemiler için ideal :-))

Gelelim bezelerimize, ilk bezeyi açmak için un ve nişasta karışımını serpip servis tabağından biraz büyücek açtım. Üzerini 1-2 çorba kaşığı eritmiş olduğum margarin ve sıvı yağ karışımı ile yağladım. İkinci bezeyi de yaklaşık aynı büyüklükte açıp üzerine koydum, (hamurları üst üste koyduğunuzda aralarında hava baloncukları oluyor, onları hiç bozmayın böylece böreğiniz kat kat ayrılacak) onu da aynı şekilde yağladım. 11 beze bitene kadar bu şekilde devam ettim. Son katı da aynı şekilde yağlayıp yufkaların tamamını tutup elimle ortadan kenara doğru açtım. Fırın tepsisini yağlayıp açtığım yufkaları en alttaki üste gelecek şekilde tepsiye alıp yerleştirdim. Tepsiyi yağlarken mümkün olduğunca az yağ kullanmanızı önemle tavsiye ederim, çünkü hem katların arasını yağlıyoruz hemde fırına koymadan önce üzerine yağ kızdırıp dökeceğiz. Hamurun kenarını da hafif kaldırdım ki içi yaydığım zaman kenarlardan yanmasın. Pişirdiğim pırasaları hamurun üzerine yayıp, diğer bezeleri açmaya koyuldum. Kalan 10 bezeyi de aynı şekilde açıp üst üste koydum. Hamur grubunu bu sefer mermerin üzerinde elimle açtıktan sonra tepsideki börek içinin üzerine yaydım. Hamuru elinizle açarken bazı katlar delinecek, yırtılacak bunlara hiç takılmayın öylesi daha güzel oluyor.
Hamuru yaydıktan sonra alttaki hamur ile kenarlarını birleştirdim. Bu böreğin püf noktası fırına sürmeden önce üzerine kızdırmadan oldukça fazla ısıtarak dökeceğimiz yaklaşık yarım su bardağı zeytinyağı. Bu baklava yapanların da bildiği gibi kabarmasına yardımcı olacak ve üzerinin çok güzel kızarmasını sağlayacak. Tepsinin dikdörtgen olması sizi yanıltmasın, buda yeni yaptığım börek, bir öncekinde yağ döküldükten sonraki halini fotoğraflamamışım :-((
Bu böreğin yağı biraz fazla oldu, içine de kıymalı patatesli harç koymuştum, o da yağını verdi, yine de ertesi gün tamamen bitmişti :-))
Böreğimi sıcak fırına koydum, pişmesi yaklaşık 30-45 dk. pişiriyorum. Sonuçlar aşağıda...
Sonra annem öğrendi yengemden böreği, çok da güzel yapıyor. Ama yaşlılıktan dem vurup eskisi kadar sık yaptıramayınca anladım ki iş başa düştü.. Anneme sora sora ilk defa bu böreği tamamen kendi başıma yaptım. Biraz yağını fazla kaçırmışım onun dışında umut vaadediciydi :-) Bende bu lezzeti paylaşmak istedim.
Detayları aşağıda;
Öncelikle malzemeler,
Hamuru için:
1 kg. un + birazda açmak için un gerekiyor
1.5-2 su bardağı su (bunu hamurunuzun durumuna göre kendiniz ayarlamalısınız)
1/2 kahve fincanı sirke
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 tatlı kaşığı tuz
Hamurları açmak için 2 avuç kadar nişasta (un ile karıştırarak kullanacağız)
İçi için:
1 kg. pırasa
1/2 su bardağı kadar sıvı yağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pul biber
Ayrıca erittiğimiz 125 gr. margarinin içine 3/4 su bardağı sıvı yağ ekleyip kenara alıyoruz.
Hamuru kulak memesi kıvamında yoğurup üzerini nemli bir bez ile kapatıp dinlendiriyorum. Önceden ayıklayıp 1 cm. genişliğinde (kalın olanları ikiye, çok kalın olanları ise dörde bölerek kullanıyorum) doğruyorum. Tavaya yağı alıp önce salçaların kokusu çıkana kadar hafifçe kavuruyorum. Ben bu tip kavurma işlerini teflon vok tavada yapıyorum. Hem daha az yağ kullanıyorum, hemde rahat karıştırıyorum. Pırasaları tavaya alıp tuzunu ilave ediyorum. Ara ara karıştırıp kavuruyorum. Çok pişmesine gerek yok çünkü zaten böreğin içinde de pişecekler. Pişen pırsaları ocaktan alıp soğumaya bıraktım.
Dinlenen hamurdan bezeler yapmaya başladım. Ben tepsim çok büyük olduğundan bezeleri de iri iri ayırdım, 21 beze oldu. Normali alta 13 üste 12 yufka olması, benimki alta 11 üste 10 yufka oldu. Ama çok da kötü olmadı. Bezeleri ayırırken dikkat etmeniz gerek nokta 4 adet bezenin diğerlerinden çok az daha büyük olması. Bunları alt ve üst grup yufkaların ilk ve son katlarını oluşturacaklar.
Yaklaşık 2 avuç unu aynı miktarda nişasta ile karıştırın. Bunu yufkaları açmak için kullanacağız. Bu böreğin en güzel yanlarından biri yufkaların en fazla düz yemek tabağı kadar açılması ve düzgün olma mecburiyetinin olmaması. Benim gibi acemiler için ideal :-))
Gelelim bezelerimize, ilk bezeyi açmak için un ve nişasta karışımını serpip servis tabağından biraz büyücek açtım. Üzerini 1-2 çorba kaşığı eritmiş olduğum margarin ve sıvı yağ karışımı ile yağladım. İkinci bezeyi de yaklaşık aynı büyüklükte açıp üzerine koydum, (hamurları üst üste koyduğunuzda aralarında hava baloncukları oluyor, onları hiç bozmayın böylece böreğiniz kat kat ayrılacak) onu da aynı şekilde yağladım. 11 beze bitene kadar bu şekilde devam ettim. Son katı da aynı şekilde yağlayıp yufkaların tamamını tutup elimle ortadan kenara doğru açtım. Fırın tepsisini yağlayıp açtığım yufkaları en alttaki üste gelecek şekilde tepsiye alıp yerleştirdim. Tepsiyi yağlarken mümkün olduğunca az yağ kullanmanızı önemle tavsiye ederim, çünkü hem katların arasını yağlıyoruz hemde fırına koymadan önce üzerine yağ kızdırıp dökeceğiz. Hamurun kenarını da hafif kaldırdım ki içi yaydığım zaman kenarlardan yanmasın. Pişirdiğim pırasaları hamurun üzerine yayıp, diğer bezeleri açmaya koyuldum. Kalan 10 bezeyi de aynı şekilde açıp üst üste koydum. Hamur grubunu bu sefer mermerin üzerinde elimle açtıktan sonra tepsideki börek içinin üzerine yaydım. Hamuru elinizle açarken bazı katlar delinecek, yırtılacak bunlara hiç takılmayın öylesi daha güzel oluyor.
Bu böreğin yağı biraz fazla oldu, içine de kıymalı patatesli harç koymuştum, o da yağını verdi, yine de ertesi gün tamamen bitmişti :-))
Böreğimi sıcak fırına koydum, pişmesi yaklaşık 30-45 dk. pişiriyorum. Sonuçlar aşağıda...
Etiketler:
annemin tarifleri,
börekler,
denenmiş,
yöresel tarifler
7 Ocak 2013 Pazartesi
PATATES KAVURMASI
Birkaç gündür canım istiyordu, kayınvalidem sabah kahvaltıda yapıyor, annem ise öğlen veya akşam üzeri çay yanına... Özellikle domates, biber taze ve zamanında olduğunda çok daha lezzetli oluyor. Hele ilkbaharda yanına taze sarımsak, zeytin ve peynir ile misafir bile ağırlayabilirsiniz.
Annem haşlanmış patates ile yapıyor,
3-4 adet orta boy haşlanmış patates
2 adet orta boy kuru soğan
2-3 adet sivri biber
2-3 adet irice domates
Biraz zeytinyağı
1 diş sarımsak (isteğe bağlı)
1 tatlı kaşığı domates salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pulbiber
Haşlanmış patatesleri patates salatası yapar gibi gelişi güzel veya küp küp doğrayıp bir kenara ayırıyorum. Soğanları piyazlık doğrayıp biraz zeytinyağında yumuşatıp içine ince doğranmış sivri biberleri ilave edip biraz daha çeviriyorum. Kışın domatesler pek renk vermediğinden biraz da salça koyup kokusu çıkana kadar pişiriyorum. Sonra domatesleri ilave edip tuzunu kontrol ediyorum, domateslerde pişmeye yaklaşınca doğramış olduğum patatesleri ilave ediyorum. Ben bazen içine bu aşamada bir diş sarımsağı ezip ilave ediyorum. Güzelce karıştırıp karabiber, kırmızı pul biber ekip ocaktan alıp servis yapıyorum.
Kayınvalidem patatesleri haşlamadan yapıyor, bugün bende öyle yaptım. Soğanları yağda çevirip hemen arkasından doğramış olduğum patatesleri çiğden ilave ettim. Bu şekilde pişmesi biraz uzun sürüyor, birde ara ara toplamda bir su bardağı kadar su ilave edip öyle pişmesini sağladım. Patateslerin pişmesine yakın biberleri, salçasını en son da domatesleri ilave edip pişirdim. Sarımsak ilave etmedim bu sefer.
Açıkçası bu şekilde biraz zor geldi bana, önceden haşlanmış patates ile yaparsanız soğan, biber ve domatesin lezzeti patateslere geçtikten sonra yani yaklaşık 8-10 dk. sonra hazır oluyor. Afiyet olsun...
Annem haşlanmış patates ile yapıyor,
3-4 adet orta boy haşlanmış patates
2 adet orta boy kuru soğan
2-3 adet sivri biber
2-3 adet irice domates
Biraz zeytinyağı
1 diş sarımsak (isteğe bağlı)
1 tatlı kaşığı domates salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pulbiber
Haşlanmış patatesleri patates salatası yapar gibi gelişi güzel veya küp küp doğrayıp bir kenara ayırıyorum. Soğanları piyazlık doğrayıp biraz zeytinyağında yumuşatıp içine ince doğranmış sivri biberleri ilave edip biraz daha çeviriyorum. Kışın domatesler pek renk vermediğinden biraz da salça koyup kokusu çıkana kadar pişiriyorum. Sonra domatesleri ilave edip tuzunu kontrol ediyorum, domateslerde pişmeye yaklaşınca doğramış olduğum patatesleri ilave ediyorum. Ben bazen içine bu aşamada bir diş sarımsağı ezip ilave ediyorum. Güzelce karıştırıp karabiber, kırmızı pul biber ekip ocaktan alıp servis yapıyorum.
Kayınvalidem patatesleri haşlamadan yapıyor, bugün bende öyle yaptım. Soğanları yağda çevirip hemen arkasından doğramış olduğum patatesleri çiğden ilave ettim. Bu şekilde pişmesi biraz uzun sürüyor, birde ara ara toplamda bir su bardağı kadar su ilave edip öyle pişmesini sağladım. Patateslerin pişmesine yakın biberleri, salçasını en son da domatesleri ilave edip pişirdim. Sarımsak ilave etmedim bu sefer.
Açıkçası bu şekilde biraz zor geldi bana, önceden haşlanmış patates ile yaparsanız soğan, biber ve domatesin lezzeti patateslere geçtikten sonra yani yaklaşık 8-10 dk. sonra hazır oluyor. Afiyet olsun...
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
kahvaltılık
4 Ocak 2013 Cuma
BİBER BORANE
Özellikle yazın, tazecik çarliston biberle yapıldığında tadına doyum olmayacak bir lezzet, üstelik yapımı kızartma yapmaktan daha kolaydır.
1/2 kg. çarliston biber
1 kase yoğurt
2-3 diş sarımsak
Kızartmak için sıvı yağ
Biberleri güzelce yıkadıktan sonra suyunun süzülmesi için süzgeçte bekletiyorum. Aceleniz varsa kağıt havlu ile kurulayabilirsiniz. 2 parmak kalınlığında doğruyorum. Tohumlarını ayıklayıp kalın kısımlarını da ikiye kesiyorum. Bol yağa ihtiyaç yok, sadece biberlerin yapışmasını önleyecek kadar yağ yeterli. Yağı kızdırıp biberleri içine atıyorum. Normal kızartma gibi değil, daha ziyade kavurma gibi çevirerek ve kapağını kapalı tutarak pişiriyorum. Böylece yumuşak kalıyorlar. Ilındıktan sonra bir kase yoğurda isteğinize bağlı olarak 2 veya 3 diş sarımsak ilave edip biberleri de içine alıyorum. Güzelce karıştırıp servis yapıyorum. İsterseniz üzerine kırmızı pul biber de serpebilirsiniz...
1/2 kg. çarliston biber
1 kase yoğurt
2-3 diş sarımsak
Kızartmak için sıvı yağ
Biberleri güzelce yıkadıktan sonra suyunun süzülmesi için süzgeçte bekletiyorum. Aceleniz varsa kağıt havlu ile kurulayabilirsiniz. 2 parmak kalınlığında doğruyorum. Tohumlarını ayıklayıp kalın kısımlarını da ikiye kesiyorum. Bol yağa ihtiyaç yok, sadece biberlerin yapışmasını önleyecek kadar yağ yeterli. Yağı kızdırıp biberleri içine atıyorum. Normal kızartma gibi değil, daha ziyade kavurma gibi çevirerek ve kapağını kapalı tutarak pişiriyorum. Böylece yumuşak kalıyorlar. Ilındıktan sonra bir kase yoğurda isteğinize bağlı olarak 2 veya 3 diş sarımsak ilave edip biberleri de içine alıyorum. Güzelce karıştırıp servis yapıyorum. İsterseniz üzerine kırmızı pul biber de serpebilirsiniz...
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
mezeler
29 Kasım 2012 Perşembe
PAZI KAVURMASI
Söz verdiğim gibi Pazı Kavurması tarifini yayınlıyorum. Oldukça kolay fakat çok da lezzetli bir meze, salata, atıştırmalık... siz ne derseniz, bizde her şekliyle tüketiliyor. Özellikle gün içinde öğle yemeği yerine ekmek üzeri veya arası muhteşem lezzet, gerçi sarmısaklı yoğurdu neye ilave etseniz ben yerim :-))
İşte tarifimiz,
2 demet Pazı (Pazı mücverinden kalan sapları kullanabilirsiniz)
1 adet orta boy kuru soğan
1/2 tatlı kaşığı domates salçası
1/2 tatlı kaşığı biber salçası (biber salçanız acı ise ayrıca pul bibere ihtiyacınız olmayabilir)
2 çorba kaşığı zeytinyağı
2-3 diş sarımsak
yeteri kadar yoğurt
tuz, karabiber, pul biber
Pazı saplarını yıkayıp 0,5-1 cm. uzunluğunda doğruyorum. Kavurarak pişmesi uzun süreceğinden biraz haşlıyorum, yalnız çok fazla haşlamamaya dikkat edin, yoksa kavurunca iyice eriyor. Haşladığım pazı saplarını süzgece alıyorum. Diğer tarafta kuru soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında çeviriyorum. Soğanlar yumuşayıp rengi pembeleşince salçaları ilave ediyorum. Salçanın kavrulup kokusu çıktıktan sonra da süzülen pazı saplarını elimde iyice sıkarak ekliyorum. Salçaların tuzunu da göz önüne alarak tuz, karabiber ve gerekli görürseniz pul biber ilave ediyorum. Birlikte bir süre yanmamasına dikkat ederek kavuruyorum. Ocaktan aldığınızda soğanlar iyi pişmiş, pazı sapları hafif dişe dokunur durumda olmalılar. Ilındıktan sonra içine sarmısaklı yoğurt ilave edip güzelce karıştırıyorum. Görünüşü bulamaç gibi, pek iç açıcı olmayabilir, ancak buzdolabına koyup 1-2 saat dinlendikten sonra, hatta mümkünse ertesi gün tadı çok daha güzel oluyor. Tüm zeytinyağlı yemekler gibi..
İşte tarifimiz,
2 demet Pazı (Pazı mücverinden kalan sapları kullanabilirsiniz)
1 adet orta boy kuru soğan
1/2 tatlı kaşığı domates salçası
1/2 tatlı kaşığı biber salçası (biber salçanız acı ise ayrıca pul bibere ihtiyacınız olmayabilir)
2 çorba kaşığı zeytinyağı
2-3 diş sarımsak
yeteri kadar yoğurt
tuz, karabiber, pul biber
Pazı saplarını yıkayıp 0,5-1 cm. uzunluğunda doğruyorum. Kavurarak pişmesi uzun süreceğinden biraz haşlıyorum, yalnız çok fazla haşlamamaya dikkat edin, yoksa kavurunca iyice eriyor. Haşladığım pazı saplarını süzgece alıyorum. Diğer tarafta kuru soğanı yemeklik doğrayıp zeytinyağında çeviriyorum. Soğanlar yumuşayıp rengi pembeleşince salçaları ilave ediyorum. Salçanın kavrulup kokusu çıktıktan sonra da süzülen pazı saplarını elimde iyice sıkarak ekliyorum. Salçaların tuzunu da göz önüne alarak tuz, karabiber ve gerekli görürseniz pul biber ilave ediyorum. Birlikte bir süre yanmamasına dikkat ederek kavuruyorum. Ocaktan aldığınızda soğanlar iyi pişmiş, pazı sapları hafif dişe dokunur durumda olmalılar. Ilındıktan sonra içine sarmısaklı yoğurt ilave edip güzelce karıştırıyorum. Görünüşü bulamaç gibi, pek iç açıcı olmayabilir, ancak buzdolabına koyup 1-2 saat dinlendikten sonra, hatta mümkünse ertesi gün tadı çok daha güzel oluyor. Tüm zeytinyağlı yemekler gibi..
10 Kasım 2012 Cumartesi
KOLAY İMAM BAYILDI
Bugün buzdolabımda kalan 3 adet patlıcanı ne yapayım diye düşünürken annemden öğrendiğim İmam Bayıldı'yı ise uzun zamandır yapmadığım geldi aklıma.. Hem akşama yemeğim olsun hemde tarifini paylaşayım dedim. İnternette araştırdığım kadarıyla herkes İmam Bayıldı'yı patlıcanlarını kızartarak karnıyarık gibi yapıyor. Eminim öylesi de güzel oluyordur ama yazın benim için kızartmalı yemekler çok ağır oluyor. Bu sebeple herşeyini çiğden hazırlayıp yaptığım bu tarif oldukça hafif oluyor. Bu sene zeytinyağlılar ve salatalar buzdolabımdan eksik olmadı, patlıcan biber kızartmasını ise 2 kere falan yaptım.. Ama aklımda Borane var, birkaç gün içinde yapıp onu da sizlerle paylaşırım.
Gelelim kolay İmam Bayıldı tarifimize;
3 adet orta boy patlıcan
1 adet büyücek kuru soğan (2-3 orta boy soğanda olabilir)
1 adet sivri biber (yoksa çarliston biber de işinizi görür)
1 büyük domates (evde kalmamıştı kayınvalıalidemin yaptığı salçadan koydum)
4 diş sarımsak
1/2 tatlı kaşığı toz şeker
Bir tutam maydanoz
Tuz, karabiber
Patlıcanları alacalı soyup 4'e böldüm, 3-4 parmak uzunluğunda doğrayıp tuzladım. Acı suyunun çıkmasını beklerken soğanı piyazlık, biber ve domatesi ise küçük küp şeklinde doğradım. Patlıcanları süzüp tekrar suya koydum 5 dk. kadar beklettim. Soğanları tencerete alıp biraz tuz ile ovup yumuşamasını sağladım. Üzerine doğranmış biber ve domatesleri ilave ettim. Salça kullanacaksanız bu aşamada koymanız lazım. Tüm malzemeyi karıştırdım. Süzüp fazla suyunu sıktığım patlıcanları da ilave ettim, hepsini güzelce harmanladım. Tencereye yerleştirdim, üzerine sarımsakların 3'ünü 2'ye bölerek birini de kokusunu iyice versin diye küçük küçük doğradım. En son şeker, tuz ve kararbiberini ekip, kıyılmış maydanoz, zeytinyağı ve pişmesini sağlayacak kadar su ilave ederek ocağa aldım. Şu anda nefis kokular geliyor mutfaktan.
Gelelim kolay İmam Bayıldı tarifimize;
3 adet orta boy patlıcan
1 adet büyücek kuru soğan (2-3 orta boy soğanda olabilir)
1 adet sivri biber (yoksa çarliston biber de işinizi görür)
1 büyük domates (evde kalmamıştı kayınvalıalidemin yaptığı salçadan koydum)
4 diş sarımsak
1/2 tatlı kaşığı toz şeker
Bir tutam maydanoz
Tuz, karabiber
Patlıcanları alacalı soyup 4'e böldüm, 3-4 parmak uzunluğunda doğrayıp tuzladım. Acı suyunun çıkmasını beklerken soğanı piyazlık, biber ve domatesi ise küçük küp şeklinde doğradım. Patlıcanları süzüp tekrar suya koydum 5 dk. kadar beklettim. Soğanları tencerete alıp biraz tuz ile ovup yumuşamasını sağladım. Üzerine doğranmış biber ve domatesleri ilave ettim. Salça kullanacaksanız bu aşamada koymanız lazım. Tüm malzemeyi karıştırdım. Süzüp fazla suyunu sıktığım patlıcanları da ilave ettim, hepsini güzelce harmanladım. Tencereye yerleştirdim, üzerine sarımsakların 3'ünü 2'ye bölerek birini de kokusunu iyice versin diye küçük küçük doğradım. En son şeker, tuz ve kararbiberini ekip, kıyılmış maydanoz, zeytinyağı ve pişmesini sağlayacak kadar su ilave ederek ocağa aldım. Şu anda nefis kokular geliyor mutfaktan.
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
hafif lezzetler,
sebze yemekleri
25 Ekim 2012 Perşembe
ÇERKEZ TAVUĞU
Benim çok sevdiğim bir meze/salatadır. Annem ve Süheyla Ablam inanılmaz güzel yapıyorlar, bu benim ilk denemem.. Onlarınki kadar mükemmel olmadı ama ilk sefer için de gayet iyiydi :-)) Çerkezlerde bu başlı başına bir yemek olarak sofraya geliyor, görümcemin eşi Çerkez, birkez de ondan bunu yeme fırsatım oldu ancak yapılışı da bundan daha farklı.. Farklarını da yeri geldikçe yazmaya çalışacağım. Yapımı çok zor değil fakat hazırlığı biraz uzun sürüyor.
Bizim tarifimiz şöyle,
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
2,5-3 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 avuç dövülmüş ceviz içi
3 dilim bayat ekmek içi
4 diş sarımsak
Biraz zeytinyağı, tuz, pul biber
Zeytinyağında cevizleri hafifçe çevirerek başlayın. Fazla yanmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. İçine salçayı ilave edip kokusunun çıkmasını sağlayın. Bu noktada kırmızı pul biberini ekleyin. Tavuk suyunu da ilave edip kaynamasını sağlayın. Suyu kaynayınca içine ufaladığınız ekmek içlerini ekleyip pişirmeye başlayın.
Çerkez usulünde ise, mümkünse ceviz yağında cevizler çevriliyor, salça kullanılmıyor ve bayat ekmek içi yerine özel olarak pişirilen mısır ekmeği ufalanıp kullanılıyor. Çerkezlere özel benim bildiğim kadarıyla (başka baharatlarda ilave ediliyor olabilir emin değilim) ceviz, bol tuz, bol sarımsak ve kişnişin birlikte ezilerek macun kıvamına getirilmesi ile yapılan Çerkez Tuzu adı verdikleri çok tuzlu ama inanılmaz lezzetli bir çeşniden katıyorlar içine, ayrıca tuz ilave etmeye de gerek kalmıyor...
Dönelim ocakta pişen malzemelerimize, İnce ince didiklediğiniz tavuk etlerini de pişen karışıma ilave edin. Ocaktan almadan 1 dk önce dövülmüş sarımsakları ve tuzunu ekleyin, karıştırıp ocağın altını kapatın.
Servis tabağına alıp üzerini haşlanmış tavuk parçaları ile süsleyin, yine zeytinyağını tavada hafifçe ısıtıp içine pul biber ile renklendirip üzerine gezdirin.
Bizim tarifimiz şöyle,
1 adet haşlanmış tavuk göğsü2,5-3 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 avuç dövülmüş ceviz içi
3 dilim bayat ekmek içi
4 diş sarımsak
Biraz zeytinyağı, tuz, pul biber
Zeytinyağında cevizleri hafifçe çevirerek başlayın. Fazla yanmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. İçine salçayı ilave edip kokusunun çıkmasını sağlayın. Bu noktada kırmızı pul biberini ekleyin. Tavuk suyunu da ilave edip kaynamasını sağlayın. Suyu kaynayınca içine ufaladığınız ekmek içlerini ekleyip pişirmeye başlayın.
Çerkez usulünde ise, mümkünse ceviz yağında cevizler çevriliyor, salça kullanılmıyor ve bayat ekmek içi yerine özel olarak pişirilen mısır ekmeği ufalanıp kullanılıyor. Çerkezlere özel benim bildiğim kadarıyla (başka baharatlarda ilave ediliyor olabilir emin değilim) ceviz, bol tuz, bol sarımsak ve kişnişin birlikte ezilerek macun kıvamına getirilmesi ile yapılan Çerkez Tuzu adı verdikleri çok tuzlu ama inanılmaz lezzetli bir çeşniden katıyorlar içine, ayrıca tuz ilave etmeye de gerek kalmıyor...
Dönelim ocakta pişen malzemelerimize, İnce ince didiklediğiniz tavuk etlerini de pişen karışıma ilave edin. Ocaktan almadan 1 dk önce dövülmüş sarımsakları ve tuzunu ekleyin, karıştırıp ocağın altını kapatın.
Servis tabağına alıp üzerini haşlanmış tavuk parçaları ile süsleyin, yine zeytinyağını tavada hafifçe ısıtıp içine pul biber ile renklendirip üzerine gezdirin.
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
mezeler,
salatalar,
yöresel tarifler
BRIÇKA YADA PIRASALI KEK DİYEBİLİRİZ...
Annem İstanbul doğumlu olmasına rağmen anneannem ve dedem Trabzonlu'dur. Bu sebeple annem kendisini Trabzonlu olarak tanıtır, babam ise Arnavut'tur. Ancak yemek söz konusu olduğunda annem her yöreye ait seçme yemeklerden oluşan muhteşem bir repertuara sahiptir. Bugün bahsedeceğim Bırıçka (umarım doğru yazıyorumdur) Arnavutlara özgüdür. Pıraslı kek de diyebileceğimiz Bırıçka için malzemeler;
1 kg. Pırasa
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 su bardağı yoğurt
3 adet yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
125 gr. margarin
1,5 - 2 su bardağı un
1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
Damak tadınıza göre tuz, kırmızı pul biber
Margarini tavaya alıp salçaları birazcık kavuruyoruz. Yarım veya kalınsa 4'e bölüp 1 cm. boyunda doğranmış pırasaları ilave edip pişmesine yakın ocağı kapatıyoruz, çünkü fırında da pişmeye devam edecekler. Pırasalar ılındıktan sonra üzerlerine yoğurt, sıvı yağ, yumurta, un (unu kontrollü koymanızda fayda var, kıvamı mücver kıvamından biraz daha katıca olacak), kabartma tozu, tuz ve pul biber ilave edip karıştırıyoruz. Yağlanmış tepsiye 1 karmak kalınlığında yayıp elimizi su ile ıslatarak üzerini düzleştiriyoruz. Ben Midi fırın tepsisinde yaptım çok ince oldu, mini fırın tepsisi veya benzer ebattaki bir cam tepsi işinizi görecektir. Üzerine çörek otu serpip fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Piştiğini kek yöntemiyle, kürdan veya bıçak batırıp temiz çıktığında anlıyoruz. Ilık ve soğuk servis yapılabilir.
Pırasa yemeyenlerin bile seveceklerine inandığım bir tariftir. Afiyet olsun
1 kg. Pırasa
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 su bardağı yoğurt
3 adet yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
125 gr. margarin
1,5 - 2 su bardağı un
1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
Damak tadınıza göre tuz, kırmızı pul biber
Margarini tavaya alıp salçaları birazcık kavuruyoruz. Yarım veya kalınsa 4'e bölüp 1 cm. boyunda doğranmış pırasaları ilave edip pişmesine yakın ocağı kapatıyoruz, çünkü fırında da pişmeye devam edecekler. Pırasalar ılındıktan sonra üzerlerine yoğurt, sıvı yağ, yumurta, un (unu kontrollü koymanızda fayda var, kıvamı mücver kıvamından biraz daha katıca olacak), kabartma tozu, tuz ve pul biber ilave edip karıştırıyoruz. Yağlanmış tepsiye 1 karmak kalınlığında yayıp elimizi su ile ıslatarak üzerini düzleştiriyoruz. Ben Midi fırın tepsisinde yaptım çok ince oldu, mini fırın tepsisi veya benzer ebattaki bir cam tepsi işinizi görecektir. Üzerine çörek otu serpip fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Piştiğini kek yöntemiyle, kürdan veya bıçak batırıp temiz çıktığında anlıyoruz. Ilık ve soğuk servis yapılabilir.Pırasa yemeyenlerin bile seveceklerine inandığım bir tariftir. Afiyet olsun
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
yöresel tarifler
17 Ekim 2012 Çarşamba
PAZI MÜCVERİ
Annem genelde Pazı'nın etli sarmasını yapar, bir tencereyi koysalar önüme gık demeden bitirir derecede çok severim. Fakat geçen sene annem uzun aradan sonra Pazı Mücveri yaptı.. Aman Allahım o ne tat, o ne lezzet... Şimdilerde Kabak Mücverini de çok seven biri olarak Pazı Mücveri açık ara önde gidiyor benim için...
Malzemeler;
1 demek Pazı'nın sadece yaprakları (saplarından da kavurma yapacağız)
1 orta boy kuru soğan
1/2 demet taze nane (bulamazsanız 2 tatlı kaşığı kuru nane de olur)
1/2 demet taze soğan
3-4 yumurta
15-20 adet tuzlu hamsi (isteğe bağlı)
Aldığı kadar un
Su, tuz, karabiber ve kırmızı pul biber
Kızartmak için sıvı yağ
Öncelikle tuzlu hamsilerimizi ılık suya koyalım. (Tuzlu hamsiniz yoksa yada sevmiyorsanız hamsisiz de çok güzel olacaktır. Ben genelde hamsisiz yapıyorum.) Biz mücverin diğer malzemelerini hazırlarken hamsiler de tuzlarından arınsınlar. Kuru soğanı yemeklik küp küp doğrayalım, 1 çay kaşığı tuz ile ovalım ama suyunu ayırmak yada yıkamak yok çünkü soğanların suyu da lezzet katacak. Ayıklayıp yıkadığımız Pazı yapraklarını yarım cm. kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave edelim. Nane ve taze soğanları da ince kıyıp karıştıralım. Bu aşamada sudan çıkardığımız hamsilerin kılçıklarını ayıklayıp ister 2'ye ister daha küçük bölüp karışıma ilave edelim. Biraz un koyup üzerine tuz, karabiber, kırmızı pul biber ve karbonat ilave edip karıştıralım. Yumurtalarını kırıp kıvamını ayarlamak için biraz su ilave edelim. Un için net miktar veremeyeceğim, ancak kabak mücveri yapanlar da bilir göz kararı un konup yumurtalar ilave edildikten sonra biraz su ilavesi yapılır hala boza kıvamını tutmamışsa biraz daha un eklenerek kıvam yakalanır. Kızgın yağa bir servis kaşığı kadar konup kızartılır. Kağıt havlu üzerine alınıp servis yapılır. Yenirken de benim kulaklarım çınlatılır :-))
Malzemeler;1 demek Pazı'nın sadece yaprakları (saplarından da kavurma yapacağız)
1 orta boy kuru soğan
1/2 demet taze nane (bulamazsanız 2 tatlı kaşığı kuru nane de olur)
1/2 demet taze soğan
3-4 yumurta
15-20 adet tuzlu hamsi (isteğe bağlı)
Aldığı kadar un
Su, tuz, karabiber ve kırmızı pul biber
Kızartmak için sıvı yağ
Öncelikle tuzlu hamsilerimizi ılık suya koyalım. (Tuzlu hamsiniz yoksa yada sevmiyorsanız hamsisiz de çok güzel olacaktır. Ben genelde hamsisiz yapıyorum.) Biz mücverin diğer malzemelerini hazırlarken hamsiler de tuzlarından arınsınlar. Kuru soğanı yemeklik küp küp doğrayalım, 1 çay kaşığı tuz ile ovalım ama suyunu ayırmak yada yıkamak yok çünkü soğanların suyu da lezzet katacak. Ayıklayıp yıkadığımız Pazı yapraklarını yarım cm. kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave edelim. Nane ve taze soğanları da ince kıyıp karıştıralım. Bu aşamada sudan çıkardığımız hamsilerin kılçıklarını ayıklayıp ister 2'ye ister daha küçük bölüp karışıma ilave edelim. Biraz un koyup üzerine tuz, karabiber, kırmızı pul biber ve karbonat ilave edip karıştıralım. Yumurtalarını kırıp kıvamını ayarlamak için biraz su ilave edelim. Un için net miktar veremeyeceğim, ancak kabak mücveri yapanlar da bilir göz kararı un konup yumurtalar ilave edildikten sonra biraz su ilavesi yapılır hala boza kıvamını tutmamışsa biraz daha un eklenerek kıvam yakalanır. Kızgın yağa bir servis kaşığı kadar konup kızartılır. Kağıt havlu üzerine alınıp servis yapılır. Yenirken de benim kulaklarım çınlatılır :-))
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
yöresel tarifler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)
.jpg)