likörler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
likörler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ağustos 2010 Pazar

LİKÖRLERE DEVAM... SÜTLÜ KAHVE LİKÖRÜ...

Daha önce hazırlamış olduğum Vişne Likörünü anlatmıştım. Ancak sanırım şekeri biraz az gelmiş, bozulmaya başladığını fark eder etmez, küçük bir operasyonla hepsinin çekirdeklerini çıkartıp ezdim. Sıvı kısmını biraz daha şekerle kaynatıp vişne suyu yaptım. Posa kısmını ise yine şekerle kaynatıp için 3-4 damla limon suyu sıkıp marmelat haline  getirdim. Dün de üşenmeden ve zamanını kaçırmadan 4 kg. vişne alıp yeniden likör hazırladım.
Ek olarak da bir süredir aklımda olan sütlü kahve likörünü yaptım. İnternette aradığımda süt likörü veya kahve likörü olarak bulabildiğim fakat inadımdan sütlü kahve likörü yapmak istediğim için bulduğum tarifleri baz alarak bu tarifi uydurdum :-)

4 su bardağı pastörize süt
1 tepeleme çorba kaşığı Türk kahvesi
4 tepeleme çorba kaşığı şeker
1 su bardağı kaliyeli Cin (genelde likörlere votka konuyor ama evde sadece cin vardı)

Votka hariç tüm malzemeleri bir tencereye alıp sedece şeker eriyene kadar ılıttım. Şeker erir erimez altını kapattım soğumaya bıraktım. Soğuduktan sonra 1 su bardağı cini ilave ettim. 1,5 litrelik bir kavanoza alıp buzdolabına koydum. Oldukça hafif bir likör oldu, bundan sonra her gün birer kere çalkalayarak (çünkü kahve sürekli dibe çöküyor) 20 gün-1 ay kadar buzdolabında bekleteceğim, çünkü süt sıcakta bozulabilir. Bu sürenin sonunda birkaç kat tülbentten süzerek servis yapacağım...
Sonuçları size bayramda gelen misafirlerimin yorumlarıyla aktaracağım.

19 Temmuz 2010 Pazartesi

HAYDİ VİŞNE LİKÖRÜ YAPALIM...

Aslında vişnelerimle ilgileneli 10 gün kadar oluyor ama fotograf eklemek istediğimden biraz beklettim. Ancak baktım ki ben fotograflarla olan sorunumu çözemeyeceğim, bari vişne mevsimi bitmeden yazısını yayınlayayım, resimleri sonra eklerim dedim.
Geçen hafta sonu, daha önce almış olduğum 5,600 gr. vişnenin yaklaşık 3 kg. kadarı daha önceki yazında belirttiğim Uçan Martı'dan almış olduğum tarif ile hazırladım. Farklı olarak ben karanfil ve tarçınımı en baştan vişneler ve şekerle birlikte ilave ettim.
Vişneleri saplarıyla birlikte yıkadıktan sonra üzerlerinde kalan sudan iyice arındırmak için birazda masa üzerine gazete kağıdı ve üzerine tülbent serip iyice kurumalarını bekledim. Ondan sonra saplarını ayıklayıp kavanoza bir sıra vişne bir sıra şeker şeklinde yerleştirdim. Sonra da balkonda güneş alan bir yere yerleştirdim. 2 ay güneşlenecekler, şekerleri şimdiden eridi bile..
250 gr. vişneden ise birkaç sitede rastladığım tarife yakın malzemelerle likör denemesi yaptım. Onun tarifi ise;
1 kg. Vişne
500 gr. toz şeker
4-5 adet kakule
göz kararı muskat rendesi
4-5 adet karanfil
1 çubuk tarçın.
Bu tarife 1 gr. amber ekleyen de var, muskat kullanmayan da.. Ben aslında vişne tadını almak istediğim ancak bu tarifde nasıl olur acaba diye merak ettiğim için denemeye karar verdim. Bakalım 1,5 ay kadar sonra size kokusundan bahsederim.
Bu arada vişne likörünün bence en önemli püf noktası şekerini ayarlamak... Meyve suyu tadında, alkolü daha hafif olsun derseniz şekerini 750 gr. yada 1 kg. kullanabilirsiniz, yok likör içtiğimi anlayayım birazcık sert olsun derseniz o zaman şekerinin 500 gr. olması size iyi gelecektir.
Fotograflarını ise en kısa zamanda yayınlayacağım.
Geç oldu ama işte likörlerimin şişelenmiş hali...   Büyük kavanoz yukarıda behsettiğim tarifle hazırlandı, yanındaki ilk şişe yine aynı tarifle hazırlandı fakat vişnelerin saplarını 3-4 cm. uzunluğunda bırakarak tepelerini kestim. Buradaki amaç servis yaparken likör kadehlerine birer tane saplarıyla vişne koyarak sunumu zenginleştirmek. Ek olarak içlerine birer tane saplı vişne ve likör koyarak çikolata yapmayı denemek istiyorum.   Aradaki küçük kavanoz da ikinci tarifle hazırlanan likörüm. Onu da çok merak ediyorum. Mavi kapta olan vişneler ise diğerlerine oranla biraz daha ezilmiş, hafif geçmiş vişneler onlardan  da vişne suyu yapacağım.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

EV YAPIMI LİKÖRLER

Çocukluğumda bayramlarda eve gelen misafirlere Likör ikram ederdi annem. Çocuk olduğumdan likör içmek bana yasaktı, zaten beni de likör içmek değil, sarılı yeşilli, canlı, göz alıcı renkleri cezbediyordu... Sebebini gerçekten bilmiyorum ama zaman içinde bizim evimizde de likör ikram etme alışkanlığı kayboldu. Ta ki geçen sene ben evde likör yapmaya kalkana kadar. Herşeyde olduğu gibi yine aklıma geleni bir an önce yapma kalktım ama elimde tarif yoktu. İlk hedefim Vişne Likörü idi, internette bir sürü tarif buldum fakat kimisinin içine bir sürü baharat katılıyor, kimisinde ise şekerle su kaynatılıp soğutulduktan sonra vişneler ekleniyor. Ben bu tariflerin birbirine yakın olanlarını bulmaya çalışırken Uçan Martı daki tarife rastladım. Açıkçası en çok içime sinen tarif bu oldu. 1 kg. vişne aldım ama hafta sonuna kadar beklediğinden bozulanlar oldu. Dolayısıyla 1 kg.'dan biraz az vişne ve göz kararı şeker ile başladım işe. 4-5 adet karanfil ve 1 çubuk tarçın ekledim, vişneler kokusunu kaybetmesinler diye... Sonuç, bir arkadaşım bütün kış hemen her hafta sonu kahve içmeye geldi bize, tabiki yanında Vişne Likörü ile...
Bu sene de vişnenin çıkmasını bekliyorum, bu sefer 5 kg'den yapacağım. Geçen seneki çabuk bitti, tadı damağımızda kaldı. Bu sebeple de yayınlayacak bir resmi bile yok  :-(
Arada bir de Portakal Likörü yaptım, hatta onu da bu akşam açıp süzdüm. Bu hafta sonu arkadaşımı da davet ettim, bakalım beğenecekmi... Ama ondan önce size rengini göstermek istedim.

Aslında çok kolay bir likör, tarifini Dokuzuncu Bulut'tan almıştım ama fazla bağlı kalamadım. Sanırım ben ne yaparsam yapayım illaki kendime göre şekillendireceğim. Başıma buyruk olduğum anlaşılmıyo dimi ...

Gelelim ben Portakal Likörü tarifime;
Ben 2 portakaldan yaptım, önce deneyeceğim illaki.. Bir portakalı önce üstten 6'ya böldüm ikinci portakalın ise sadece kabuklarını soydum. Ama sadece üstteki renkli kabuğu aldım, beyaz kısımlarını mümkün olduğunca temizledim. 1/2 litrelik bir kavanoza portakal dilimlerini ve portakal kabuklarını koydum. 1 adet de çubuk tarçın ilave ettim. Üzerine göz kararı şekeri ilave edip hafifçe karıştırdım. Kavanozun dışını folyo ile kaplayıp ışık almayan bir köşede arada sırada folyoyu açıp kontrol ederek ve birazda çalkalayıp şekerin erimesini sağlayarak beklettim. 2 haftanın sonunda kavanozu açıp maalesef (maalesef çünkü ben bütün bunları yaparken aklımda blog yazmak filan yoktu, bu sebeple hiçbirşeyi ölçmeden yaptım) yine göz kararı votka ilave ettim. 2 hafta daha bu şekilde beklettim. Sürenin sonunda portakal dilimlerini de içine sıkarak 4 kat tülbenten süzdürdüm. Portakal dilimlerinin suyunu sıkmak açıkçası likörün rengini bulandırdı. Ama bir süre böyle bekletip tekra süzdüm fakat bu sefer fire vermeyi göze alarak tülbentin üzerinde kalanları sıkmadım. Böylece çok daha berrak oldu.