El yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
El yapımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2013 Cuma

MİSAFİRLERİMİZE HEDİYELERİMİZ

Diş buğdayı ve doğum günü partileri ile ilgili fikir almak için internette dolaştım biraz, insanlarımız çok yaratıcı ve çok farklı fikirler ortaya çıkarmışlar. Çok heveslendim açıkçası, ama herşeyi yapmak imkansız. Bende oğluşumun doğum gününe gelen misafirlerimize küçük birer hatıra vermek istedim.
Hobi dükkanından boyanmak üzere hazırlanmış 4 tane mdf 6'lı bardak altlığı (24 adet) ve 30 adet mıknatıs satın aldık. Oğluşumun resimlerinden beğendiğimiz 5 tanesini seçtik. Burası küçük yer, önce sticker olarak bastıralım istedik fakat yapabilecek tek matbaa bulduk onun da makinası arızalıymış yaptıramadık. Hal böyle olunca bir fotografçıya gidip sadece yüzünü alacak şekilde ve her birinden 5'er tane (25 adet) resim yaptırdık.   Bardak altlıkları 8,5 cm.lik kare idi, fakat fotografçı resimleri 9 cm.lik yapabiliyormuş, bizde mecbur kabul ettik. Altına da "Ege Mert 1 yaşında" yazdırdık. Evde vernik vardı, bardak altlıklarının bir yüzünü ve yanlarını vernikledik. Kuruduktan sonra diğer yüzünü ve resimlerin arkalarını hafifçe zımparalayarak birbirine yapıştırdık. Son olarak da verniklediğimiz taraflara, tam ortaya mıknatıs yapıştırarak aşağıdaki magnetleri oluşturduk.

Ben dayanamadım birde küçük kabartmalı nazar boncuğu çıkartması alıp her birinin köşesine yapıştırdım. Umarım sizlere de bir fikir verir...

31 Ekim 2012 Çarşamba

OĞLUŞUMA AMİGURUMİ OYUNCAK YAPIYORUM

Her zaman Çin malı malzemelerdeki tehlikelerden bahsediyoruz fakat hepimizin evinde bile bile aldığımız bir iki parça çin malı eşya, tabak çanak, biblo yapma çiçek vs. vardır. Kendimiz olunca Türk mantığı "bize bişey olmaz", yada "aman canım zaten çok kullanmıyorum" vs. bahanelerle yapacağımızı yapıyoruz. Ancak çocuklarımız söz konusu olduğunda büyük markaların bile Çin'de sıkı denetim altında yaptırdığı Çin malı oyuncaklara şüphe ile yaklaşıyoruz. Yanlış anlamayın, benimde eve veya kendime aldığım Çin malı tabak, bardak, süs eşyası vesairem var, fakat bebeğim söz konusu olunca iyice pipirikleniyorum. Evde olmanın da verdiği can sıkıntısının da etkisi yok değil ama iyi marka olarak bildiğimiz oyuncak markalarının bile Çin'de üretim yaptırmaları benim canımı sıktı. Bende kalktım kendi elleri, benim parmaklarım, oyuncakları ve hatta battaniyelerini bile ağzına sokan oğluma oyuncaklar yapmaya başladım.
Amigurumi denen ve yine uzakdoğu kökenli olan, ancak en azından kullandığımız malzemeleri Türkiye'den ve bildiğimiz üreticilerden seçebileceğimiz oyuncaklar yapmaya başladım. Henüz çoook başındayım, bitmiş olan sadece aşağıdaki çıngırak var. Temelini "yumurta kafalar" adıyla buradan buldum.
 İlkini yaptığımda oğluşumun  ilk çıngırağının aralıklarının geniş tarafından parmaklarını sokup dar tarafına kaydırınca sıkıştığını ve parmaklarını çıkartmak için ben yetişemeden çektiğinde canının yandığını hatırladım. Böylece ilk denememi çıngırağa dönüştürmeye karar verdim. İki tane daha yumurta kafa yapıp, çıngırağın içindeki zilleri de bunların içine yerleştirdim. buradan da kordon yapımını öğrenip yumurta kafaları birbirine ekledim. Şimdi içim rahat oğluşum istediği gibi oynayıp, ağzına sokabilir. Üçü birbirine bağlı olduğundan boğazına kaçma endişem de yok :-)

30 Mayıs 2010 Pazar

Çantam nasıl ???

Sizde de öylemidir bilmem ama ben kilo aldıktan sonra içine giremeğim tüm kıyafetlerimi "birgün kilo vereceğim" umuduya saklıyorum. Tabi yazlıkları çıkarıp kışlıkları kaldırmak da her geçen sene daha da zorlaşıyor :-(  İşte arada kıyabildiğim bir pantolonumun son hali...
 
Aslında çalışmadığım dönemde Derya Baykal'ın programında kot pantolondan çanta yapımının başlangıcını  seyretmiştim. Derken bir gece saat 3'de uykum kaçınca bir pantolonumu programda gösterilen şekil ve ebatta kestim, ama birleştirme kısmını seyretmemiş olduğumdan benim çantam programda gösterilenden oldukça farklı bir hal aldı. Bende aradaki açığı kapatmak için üzerine işleme, içine uygun renklerden astar yaptım. Ağzını kapatnak için evde uygun fermuar bulamayınca irice iki birit yapıp kocaman düğmeler diktim. Derya Baykal'ın programında yaptığı çantaya hiç benzemedi ama benim tarzım bir çanta oldu. İstanbul sokaklarında beni bu çanta ile tanıyabilirsiniz :-))