sebze yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sebze yemekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2016 Çarşamba

MANTARLI OMLET

İlk gördüğümde bana çok ilginç gelmişti, burada mantar pazarda kilo ile satılıyor. İstanbul'da pazarda hiç rastlamamıştım. Alışmışız marketlerden paket içinde almaya uzun süre pazardan almaya cesaret edemedim. Özellikle ilkbahar ve sonbaharda sarıkız (yada buradaki adıyla çintar, yada kayın mantarı) ve istiridye mantarı ile birlikte bütün kış kültür mantarı pazarda mevcuttu. Bende mantarın her şeklini çok seven biri olarak bayram ediyorum tabi.. Babamı da alıştırdım, mantar alınca hemen sote mi yapacaksın diye soruyor. Mantar Sote tarifimiz de burada...  Bugünkü tarifim Mantarlı Omlet...


Büyüklüğüne göre 4-5 adet mantar
1-2 adet yeşil biber
1 küçük boy kırmızı kapya biber (salçalık)
4-5 dal maydanoz
4-5 dal dereotu
2 yumurta
Ben zeytinyağı ile yapıyorum ama isterseniz tereyağı-zeytinyağı karışımı ile de yapabilirsiniz.
Tabiki tuz ve karabiber

Öncelikle mantarları temizliyoruz. Daha önce anlattığım gibi benim için hassas konudur, içinde çok su çekmeye meyillidir mantar, bu sebeple üstten incecik bir katmanı bıçak yardımıyla soyup varsa üzerinde kalan toprakları elimle temizliyorum. Yeterli olursa lütfen suya değdirmeyin, yeterli olmazsa yada içinize sinmezse en çabuk şekilde suya tutup yıkayıp hemen kurulayın. İçine ne kadar çok su çekerse o kadar lezzetsiz olur.
Mantarları doğrayıp ısıttığınız yağa alın, suyunu salıp tekrar çekmesini bekledikten sonra önce biberleri ilave edin. Onlar da biraz kavrulunca üzerine içine maydanoz ve dereotunu doğramış olduğunuz çırpılmış yumurtalarınızı döküp kapağını kapatın. Böylece üstü de hafifçe pişecek. Altının kızardığından emin olduktan sonra omletinizi ters çevirin. Böylece pişen üst kısmı da ateşle buluşup birazcık kızarsın. Sonra istediğiniz öğünde afiyetle tadını çıkarın...

4 Nisan 2016 Pazartesi

ÇILGIN KARNIBAHAR

Açıkçası bu ismi ben koydum :-)) Tarifi okuduğunuzda bana, yapıp da yediğinizde ise karnabahara uygun bir isim olduğunu onaylayacaksınız.
Bu tarif yabancı sitelerden okuduğum tariflerin bir karışımı, tabi ki yine içinde kendime has ilaveler mevcut (tarife kendimce ilaveler yapmazsam çatlarım).
Ben peyniri çok severim, hatta aşırı severim, genelde insanlar tv karşısında çerez veya meyve yer ben peynir yerim, o derece yani... Bu sebeple bu tarif çok hoşuma gitti, hatta yaparken de epey eğlendim.. onu da koysam mı? bu da yakışır mı? diye düşünüp durdum hatta abartmamak için kendimi zor frenledim.

Efendim gelelim tarifimize;
1 küçük boy karnabahar
150 gr. cheddarlı burger peyniri (açıkçası üniversite yıllarımda evden özellikle kahvaltı yapmadan çıkar okul kantininde hamburger ekmeğine burger peynirli tost yerdim. O yıllardaki [kastım 24 sene evveli(!)] peynirin tadını ülker içim burger peynirinde buldum)
100 gr. kadar krema
100 gr. kadar labne peyniri (evde vardı fazla peynir göz çıkarmaz diye koydum içine, yani olmasa da olur)
100 gr. kadar taze kaşar peyniri
1 diş sarımsak
Çok az tuz, karabiber ve bence olmazsa olmazı muskat rendesi


Öncelikle Karnabahar mümkün olduğunca küçük çiçeklerine ayrılır. Ben buharda haşladım, imkanınız yoksa suda da haşlayabilirsiniz. Birazcık diri kalması iyi olur, fırında da pişecek çünkü. Karnabahar hafif ılınırken kremayı küçük bir tencereye aldım, ılınırken içine tüm peynirleri ekleyip karıştırarak pürüzsüz bir sos elde ettim. En son içine rendelenmişsarımsak, tuz (peynirlerin tuzunu göz önüne alarak tabii), çok az karabiber ve muskat rendesi ilave ettim. Muskat rendesi girince beşamel havası geldi peynirli sosuma, sonra karnabaharlarla iyice karıştırıp önceden hafif yağlamış olduğum fırın kabına aldım. Ben dediğim gibi, abartıp üzerine bir de kaşar peyniri rendesi koydum. Isıtılmış yaklaşık 180 C fırında üzeri kızarana kadar pişirdim.

Benim karnabaharım 1 küçüğün 1/3'ü kadardı, 1 karnabahardan yapsam daha iyi olacakmış ama benden başkası yemeyeceği için az yapmak zorunda kaldım. Bu sebeple sosum fazla geldi, ama olsun yine de çok güzeldi, afiyetle yedim, pişman değilim...

24 Nisan 2013 Çarşamba

BEZELYELİ KARNIBAHAR GRATEN YADA OGRATEN

Annemler yazlığa gitmeye aniden karar verince evde kalan sebzeleri tüketmek de bana düştü. Eşimin sebzeyle arasının olmaması işimi de iyice zorlaştırdı haliyle. Ufak bir karnıbaharın yarısını buharda haşlayıp pane harcına bulayarak kızartmak suretiyle kalan yarısını da aşağıda uydurduğum tarif ile tükettim. Uyduruk ama hiç de fena olmadı :-))
Size malzemeleri tam olarak yazacağım, benim yaptığım yarım tarifti ..
1 adet orta boy karnıbahar
2 su bardağı bezelye
200 gr. kıyma
1 adet soğan
1 adet çarliston biber
2 adet domates veya 1 çorba kaşığı salça (biber ve domates karışık da kullanabilirsiniz)
Kaşar peyniri rendesi
Ben hazır beşamel sos tozu kullandım. Siz evde yapmak isterseniz internette arayın diyeceğim çünkü denenmiş bir tarifim maalesef yok bu sebeple tavsiye de edemiyorum.
Karnıbahar Graten
Karnıbahar Ograten

Karnıbaharı küçük çiçeklerine ayırıp yıkıyorum, buharda haşlıyorum. Bir tavada biraz zeytinyağı ısıtıp, yemeklik doğradığım soğanı tavaya alıyorum. Biraz çevirip ince doğranmış biberi ilave ediyorum. Salçayı da ilave edip kokusu çıkana kadar çeviriyorum. Ben yazdan dondurmuş olduğumuz bezelyelerden kullandığımdan önce tavada biraz çevirdim sonra su ilavesiyle yumuşayana kadar pişirdim. Siz konserve kullanırsanız sadece biraz salçaya bulanması için çevirmeniz yeterli olacaktır. Bezelyelerim piştikten sonra hazır beşamel sosu tozunu tarifine göre süt ilavesiyle pişirdim. Burada küçük bir tüyo vermek isterim, beşamel sosa daha önce denemediyseniz 1/2 çay kaşığı kadar, tadını biliyorsanız daha da fazla olabilir, Muskat diğer deyişle Küçük Hindistan Cevizi rendesi katın, gerçekten çok yakışıyor. Beşamel sos pişerken ısıya dayanıklı cam kapta karnıbaharları ve bezelyeleri karıştırıyorum. Üzerine tuz ve karabiber serpiyorum. Beşamel sosu da üzerine yayıp rendelenmiş kaşar peyniri serpiyorum. Ben eski ve taze kaşar peynirini yarı yarıya karıştırıp kullandım, ama siz sadece taze kaşar peyniri de kullanabilirsiniz.



20 Nisan 2013 Cumartesi

TERBİYELİ ISPANAK KÖKÜ

Çok oldu biliyorum ama bilgisayarımın azizliğine uğradım, artık beni değiştir diyor ama ben ayrılamıyorum kendisinden. Bilgisayarım 5-10 dk. da bir kapanıyor, ikinci yada üçüncü kapanışında sinirlenip açmıyorum. 3 kere tamire götürdük ama durum hala aynı  :-((
Tariflerim birikti, artık sabırla kapansa da bu yazıyı yazacağım dedim, bakalım ne kadar dayanabileceğim :-)

Ispanak bizde çok sevilir, kışın annem her hafta mutlaka bir tencere ıspanak yemeği pişirir, arada da daha önce tarifini yayınladığım çiğ ıspanaktan börek yapılır. Ancak ıspanağın en özel hali birazdan tarifini vereceğim bu yemektir bence, çünkü çok farklı ve pek sık yapamıyoruz. Sebebi bu yemeği yapabilmek için köklerindeki kırmızı bölümü fazlaca olan ıspanaklardan bulup almanız gerekmesi... Bu yemeği annem, ben Balıkesir'de okurken Zişan Teyze'den (Allah rahmet eylesin) öğrenmişti.
İhtiyacımız olanlar,
1 kg. ıspanağın kökleri
1 adet orta boy soğan
100 gr. kıyma
1 adet yumurta
1 adet limon suyu
Tuz, kırmızı biber
Ispanağı normal ayıklarken kök kısmından yarım cm. kadar kesip yaprakları kullanırız, fakat bu yemekte sadece köklerini kullanıyorum. Tepelerindeki kısmı yaprakları ayrılmayacak şekilde kesiyorum. Kökten aşağıya yaklaşık 1,5 cm. kırmızımsı kısmı alıyorum. Yaprakları yemek yada börek için ayıklıyorum. Kökleri çok iyi yıkamalısınız, ıspanağın yapraklarından daha fazla kum kalıyor köklerinde ve daha da zor temizleniyor.
Ispanak Kökü
Ispanak kökleri tencerede :-)
Pişen ıspanak kökleri
Ama inanın bu uğraşa değiyor. Tencereye yağ koyup yemeklik doğradığım soğanları ilave ediyorum. Biraz yumuşayınca kıymayı ilave edip kavuruyorum. Ispanak kökleri çok kalın ise 2'ye veya 4'e bölüp tencereye alıyorum. Suyunu ilave edip pişiriyorum. İndireceğime yakın 1 yumurta sarısına 1 limonun suyunu sıkıp çatal yardımıyla çırpıyorum. Yemeğin suyundan biraz alıp yumurtalara ilave edip ılıtıyorum. Sonrasında yavaşça ve dikkatlice yumurtaları tencereye döküyorum, bu arada bir elinizle de hemen yemeğinizi karıştırmalısınız yoksa yumurtalar omlet gibi pişiyor. Benim yemeğimin suyu az geldi, siz biraz daha sulu yapabilirsiniz. Ayrıca bir tanıdığımdan bu şekilde fakat daha fazla suyla pişridiklerini ve ıspanak kökü çorbası olarak tükettiklerini öğrendim. Bu da denenebilir.
Afiyet olsun...

13 Şubat 2013 Çarşamba

MANTAR SOTE

Mantarı hem garnitür olarak hemde yemek olarak tüketiyorum. Bir kere Sarıkız Mantarı yada diğer adıyla Kayın Mantarı hediye gelmişti, o ne lezzetti... Ancak korkumdan paketli olsa bile İstiridye Mantarı bile alamıyorum, sadece kültür mantarıyla idare ediyoruz :-((  Neyse gelelim sadede...
Mantar lezzeti kadar içerdiği proteinle de çok değerlidir. Bu sebeple mümkün olduğunca çeşitli şekillerle tüketmeye çalışıyorum. En çok sotesini seviyoruz, hele yazın mevsiminde taze ve lezzetli domates ve biberle tadına doyulmuyor.  Zeytinyağı ile pişirdiğimden, ana öğün haricinde ekmek arası bile güzel gidiyor...

Mantar'ın özelliklerinden biri içeriğinde yüksek oranda su bulunması. Bu sebeple mantarı temizlemek ayrı bir önem kazanıyor. Öncelikle üzerindeki topraklardan kurtulmak için bir bıçakla kenarlardan tutup, zar gibi bir tabakayı soymanız gerekiyor. Sonra sap kısmının üzerlerini yine bıçak yardımıyla kazıyın. Sapın alt kısmından da ince bir tabakayı kestiniz mi işin büyük kısmı bitti demektir. Tüm mantarları soyduktan sonra çok çabucak bir sudan geçirip süzülmeye bırakın. Renklerinin kararmaması için limonlu suda bekletin denir ama zaten içeriğinde bu kadar su bulunan bir sebzeyi bide suda bırakırsanız iyice şişecek ve lezzetini kaybedecektir. Mantarların kararmaması için pişirirken içine 2-3 damla limon suyu veya sirke damlatmanız çözüm olacaktır.
Gelelim tarifimize,
1 paket kültür mantarı
1 orta boy soğan
1 adet domates (ben bu mevsimde domateslere pek güvenmiyorum, 1 tatlı kaşığı salça kullandım)
1 adet çarliston biber (biber de lezzetsiz benim için, yazdan dolaba koyduğum biberlerden 1/2 avuç kadar)
Soğanı yemeklik doğrayıp biraz yağda çeviriyorum. İnce doğranmış biberi ilave edip biraz daha çeviriyorum. Biberler de yumuşayınca salça'yı ilave edip kokusu çıkınca doğranmış mantarları ilave ediyorum. Orta ateşte 2-3 kez çevirip, altını kısıp, kapağını kapatıyorum. Böylece mantarlar suyunu salıp çekene kadar pişiyor. Piştiğinde tencerede sadece yağı kalıyor. Aynı öğün sıcak olarak yiyebilir, yada benim gibi tencere soğuduğunda buzdolabına alıp ertesi gün zeytinyağlı olarak tüketebilirsiniz.



27 Ocak 2013 Pazar

ZEYTİNYAĞLI YER ELMASI

Zaten pek severdim kendilerini, kerevizin tatlı kardeşiydi benim için. Her kış bir iki kere yapardı annem, bu sene ise hemen her hafta yapıyorum. Çünkü anne sütünü arttırdığını öğrendim. Hem lezzetli hemde faydalı daha ne isterim.
Gelelim tarifimize,
1 kg. Yer elması
1 adet irice kuru soğan
1 adet ufak havuç
1 çorba kaşığı kadar pirinç
1 tatlı kaşığı toz şeker
Tuz, nane
Soğanları küp küp yemeklik doğruyorum. Tencerede ısıtılmış zeytinyağına soğanları ilave ediyorum. 1 dk. kadar çevirdikten sonra ince doğranmış havuçları ilave ediyorum. Hepsini yağda çeviriyorum. Havuçlar yumuşayınca soyup yıkamış olduğum ve mümkün olduğunca eşit parçalara bölünmüş yer elmalarını ilave ediyorum. Bir iki kere çevirip yer elmalarının üzerini yarım parmak geçecek kadar su ilave ediyorum. Kaynamaya başladıktan sonra altını kısıp 5 dk. sonra da pirinçleri üzerine serpiyorum. Pirinçler ve yer elmaları pişince ocaktan alıp hemen 1,5-2 tatlı kaşığı kuru nane serpiyorum. Kapağını kapatıp buharıyla nanelerin lezzetinin yemeğe geçmesini sağlıyorum. Aynı tencerede soğuttuktan sonra servis için cam kaba alıyorum. Afiyet olsun...

10 Kasım 2012 Cumartesi

KOLAY İMAM BAYILDI

Bugün buzdolabımda kalan 3 adet patlıcanı ne yapayım diye düşünürken annemden öğrendiğim İmam Bayıldı'yı ise uzun zamandır yapmadığım geldi aklıma.. Hem akşama yemeğim olsun hemde tarifini paylaşayım dedim. İnternette araştırdığım kadarıyla herkes İmam Bayıldı'yı patlıcanlarını kızartarak karnıyarık gibi yapıyor. Eminim öylesi de güzel oluyordur ama yazın benim için kızartmalı yemekler çok ağır oluyor. Bu sebeple herşeyini çiğden hazırlayıp yaptığım bu tarif oldukça hafif oluyor. Bu sene zeytinyağlılar ve salatalar buzdolabımdan eksik olmadı, patlıcan biber kızartmasını ise 2 kere falan yaptım.. Ama aklımda Borane var, birkaç gün içinde yapıp onu da sizlerle paylaşırım.
Gelelim kolay İmam Bayıldı tarifimize;
3 adet orta boy patlıcan
1 adet büyücek kuru soğan (2-3 orta boy soğanda olabilir)
1 adet sivri biber (yoksa çarliston biber de işinizi görür)
1 büyük domates (evde kalmamıştı kayınvalıalidemin yaptığı salçadan koydum)
4 diş sarımsak
1/2 tatlı kaşığı toz şeker
Bir tutam maydanoz
Tuz, karabiber
Patlıcanları alacalı soyup 4'e böldüm, 3-4 parmak uzunluğunda doğrayıp tuzladım. Acı suyunun çıkmasını beklerken soğanı piyazlık, biber ve domatesi ise küçük küp şeklinde doğradım. Patlıcanları süzüp tekrar suya koydum 5 dk. kadar beklettim. Soğanları tencerete alıp biraz tuz ile ovup yumuşamasını sağladım. Üzerine doğranmış biber ve domatesleri ilave ettim. Salça kullanacaksanız bu aşamada koymanız lazım. Tüm malzemeyi karıştırdım. Süzüp fazla suyunu sıktığım patlıcanları da ilave ettim, hepsini güzelce harmanladım. Tencereye yerleştirdim, üzerine sarımsakların 3'ünü 2'ye bölerek birini de kokusunu iyice versin diye küçük küçük doğradım. En son şeker, tuz ve kararbiberini ekip, kıyılmış maydanoz, zeytinyağı ve pişmesini sağlayacak kadar su ilave ederek ocağa aldım. Şu anda nefis kokular geliyor mutfaktan.

2 Ağustos 2011 Salı

TAVADA AKDENİZ

Yazın lütuflarından biri de kabaktır. Mücverinden, böreğine, omletinden, kabak bayıldısına, kızartmasından, kayığına her şeklini çok severek tüketirim. Bu ara kilo vermek istediğimden hafif yemekleri tercih ediyorum. Bunun için kabak ideal, hem lifli hem hafif hemde lezzetli oluyor. Akşam eve geldiğimde ne yesem diye düşünürken bu kolay tarif çıktı ortaya.. Hakkını yemeyelim bu tarife yandaki markette demetle satılan Fesleğenin katkısı da çok büyük...
1 orta boy kuru soğan
2 ufak kabak
1 irice domates
1 diş sarımsak
damak tadınıza göre lezzetli ve eriyebilen bir peynir
2-3 yaprak taze fesleğen
tuz ve zeytin yağı

Soğanları piyazlık (yada salata soğanı da derler) doğruyorum. Tavada biraz zeytinyağı ile hafifçe kavuruyorum. Bu arada soyup yıkadığım kabakları küp küp doğrayıp tavaya ilave ediyorum. (ben bu aşamada tuzunu ekiyorum, kabaklar hemen suyunu salıp kendi suları ile pişiyor. siz dilerseniz sonradan ekleyebilirsiniz.) Zaman zaman karştırarak sotelenmeye bırakıyorum. Diğer tarafta domatesi de küp küp doğruyorum. Kabaklar yumuşamaya başlayınca domatesleri de ekliyorum. Domateslerin pişmesine yakın ezilmiş sarımsağı ve ince ince kıyılmış fesleğenlerden birazını tavaya alıp karıştırıyorum. Karıştırma işlemini mümkünse kaşıkla yapmayın çünkü kabaklar yumuşak olduğundan çabucak eziliyor. Televizyondaki aşçılar gibi tavadaki malzemeyi havaya atarak karştırmanız tavsiyemdir. İndirmenizden 1-2 dk önce peyniri (ben ince ince doğradığım Gouda peynirini kullandım, siz eski kaşar hatta tulum peyniri de kullanabilirsiniz. Peynirler yumuşadığında üzerine kalan fesleğenleri serpip servis yapabilirsiniz..