Ben Balıkesir'de okumadan önce sadece Kayseri Mantısını bilirdik. Balıkesir'de Ekmek fırınında mantı gibi kapatılmış,içi boş fakat pişirilmiş hamurlar görünce annem merak edip sormuş. Düğün Mantısı demişler, annem daha da meraklanıp tarifini istemiş. Sonrasında tarifi komşulardan da netleştirip bizde yapmaya başladık. Evlendikten sonra da eşimim annesinden nohutlu ve patates püreli mantı yapıldığını da öğrendik. Onlar da Bilecik'te Kayseri Mantısı gibi yapıp, hamurların içine kıyma yerine haşlanmış nohut püresi veya haşlanmış patates püresi koyup kapatıyorlar. Pişirme şekli Kayseri Mantısı gibi. Fakat bizim damak tadımız bir türlü nohutlu ve patateslisine alışamadı. Bizde annemin (kayınvalidem) gönderdiği mantıları Balıkesir usulü pişirmeyi denedik, gayet de güzel oldu.. Umarım sizde de fikir verir,
1 kg. Mantı (içi boş düğün mantısı, nohutlu veya patates dolgulu mantı, elinizde ne varsa)
2 litre tavuk suyu
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
1 su bardağı haşlanmış nohut
400 gr. yoğurt
3-4 diş sarımsak
2 çorba kaşığı tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber
Maydanoz
Mantıyı fırına sığacak fakat mantıları tam alacak büyüklükte bir tepsiye diziyoruz. Aralarına haşlanmış nohut serpiştiriyoruz. Üzerine sıcak tavuk suyunu gezdirip mantıların tavuk suyunu çekmesi için 10 dk. kadar 180 C ısıtılmış fırına koyuyoruz. Fırından çıkarıp tüm mantıların ıslanmış olduğundan emin olunca haşlanıp irice didiklenmiş tavuk etlerini serpiştiriyoruz. Üzerine sarımsaklı yoğurt üzerine de pul biberle kızdırılmış tereyağı gezdiriyoruz. En son ince kıyılmış maydanoz serpip servis yapıyoruz. Maydanoz sevmiyorsanız nane de serpebilirsiniz.
yöresel tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yöresel tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ocak 2013 Salı
13 Ocak 2013 Pazar
PIRASALI ARNAVUT BÖREĞİ
Daha önce bahsetmiştim, annem Trabzonlu babam ise Arnavut'tur. Ancak annemde benim gibi (sanırım bu özelliğimi ondan almışım) değişik şeyler tatmaya ve onları evde yapmaya bayılır. Bu böreği Yengem yapardı, cumartesi gününden "yarın pırasalı börek yapacağım, hep beraber yeriz" diye hepimizi organize ederdi. Pazar günü kahvaltı hafif geçiştirilir, midede börek için yer bırakılırdı. Öğleden sonra yengemlere gittiğimizde bizi mis gibi börek kokusu karşılardı. Hemen hemen 10-12 kişi oluverirdik. Davul fırını bilirseniz onun koca koca iki tepsisi ile börek pişmiş yanına mutlaka ayran ile akşam üzeri sofraya oturulurdu. Hepimiz de çok keyif alırdık.
Sonra annem öğrendi yengemden böreği, çok da güzel yapıyor. Ama yaşlılıktan dem vurup eskisi kadar sık yaptıramayınca anladım ki iş başa düştü.. Anneme sora sora ilk defa bu böreği tamamen kendi başıma yaptım. Biraz yağını fazla kaçırmışım onun dışında umut vaadediciydi :-) Bende bu lezzeti paylaşmak istedim.
Detayları aşağıda;
Öncelikle malzemeler,
Hamuru için:
1 kg. un + birazda açmak için un gerekiyor
1.5-2 su bardağı su (bunu hamurunuzun durumuna göre kendiniz ayarlamalısınız)
1/2 kahve fincanı sirke
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 tatlı kaşığı tuz
Hamurları açmak için 2 avuç kadar nişasta (un ile karıştırarak kullanacağız)
İçi için:
1 kg. pırasa
1/2 su bardağı kadar sıvı yağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pul biber
Ayrıca erittiğimiz 125 gr. margarinin içine 3/4 su bardağı sıvı yağ ekleyip kenara alıyoruz.
Hamuru kulak memesi kıvamında yoğurup üzerini nemli bir bez ile kapatıp dinlendiriyorum. Önceden ayıklayıp 1 cm. genişliğinde (kalın olanları ikiye, çok kalın olanları ise dörde bölerek kullanıyorum) doğruyorum. Tavaya yağı alıp önce salçaların kokusu çıkana kadar hafifçe kavuruyorum. Ben bu tip kavurma işlerini teflon vok tavada yapıyorum. Hem daha az yağ kullanıyorum, hemde rahat karıştırıyorum. Pırasaları tavaya alıp tuzunu ilave ediyorum. Ara ara karıştırıp kavuruyorum. Çok pişmesine gerek yok çünkü zaten böreğin içinde de pişecekler. Pişen pırsaları ocaktan alıp soğumaya bıraktım.
Dinlenen hamurdan bezeler yapmaya başladım. Ben tepsim çok büyük olduğundan bezeleri de iri iri ayırdım, 21 beze oldu. Normali alta 13 üste 12 yufka olması, benimki alta 11 üste 10 yufka oldu. Ama çok da kötü olmadı. Bezeleri ayırırken dikkat etmeniz gerek nokta 4 adet bezenin diğerlerinden çok az daha büyük olması. Bunları alt ve üst grup yufkaların ilk ve son katlarını oluşturacaklar.
Yaklaşık 2 avuç unu aynı miktarda nişasta ile karıştırın. Bunu yufkaları açmak için kullanacağız. Bu böreğin en güzel yanlarından biri yufkaların en fazla düz yemek tabağı kadar açılması ve düzgün olma mecburiyetinin olmaması. Benim gibi acemiler için ideal :-))

Gelelim bezelerimize, ilk bezeyi açmak için un ve nişasta karışımını serpip servis tabağından biraz büyücek açtım. Üzerini 1-2 çorba kaşığı eritmiş olduğum margarin ve sıvı yağ karışımı ile yağladım. İkinci bezeyi de yaklaşık aynı büyüklükte açıp üzerine koydum, (hamurları üst üste koyduğunuzda aralarında hava baloncukları oluyor, onları hiç bozmayın böylece böreğiniz kat kat ayrılacak) onu da aynı şekilde yağladım. 11 beze bitene kadar bu şekilde devam ettim. Son katı da aynı şekilde yağlayıp yufkaların tamamını tutup elimle ortadan kenara doğru açtım. Fırın tepsisini yağlayıp açtığım yufkaları en alttaki üste gelecek şekilde tepsiye alıp yerleştirdim. Tepsiyi yağlarken mümkün olduğunca az yağ kullanmanızı önemle tavsiye ederim, çünkü hem katların arasını yağlıyoruz hemde fırına koymadan önce üzerine yağ kızdırıp dökeceğiz. Hamurun kenarını da hafif kaldırdım ki içi yaydığım zaman kenarlardan yanmasın. Pişirdiğim pırasaları hamurun üzerine yayıp, diğer bezeleri açmaya koyuldum. Kalan 10 bezeyi de aynı şekilde açıp üst üste koydum. Hamur grubunu bu sefer mermerin üzerinde elimle açtıktan sonra tepsideki börek içinin üzerine yaydım. Hamuru elinizle açarken bazı katlar delinecek, yırtılacak bunlara hiç takılmayın öylesi daha güzel oluyor.
Hamuru yaydıktan sonra alttaki hamur ile kenarlarını birleştirdim. Bu böreğin püf noktası fırına sürmeden önce üzerine kızdırmadan oldukça fazla ısıtarak dökeceğimiz yaklaşık yarım su bardağı zeytinyağı. Bu baklava yapanların da bildiği gibi kabarmasına yardımcı olacak ve üzerinin çok güzel kızarmasını sağlayacak. Tepsinin dikdörtgen olması sizi yanıltmasın, buda yeni yaptığım börek, bir öncekinde yağ döküldükten sonraki halini fotoğraflamamışım :-((
Bu böreğin yağı biraz fazla oldu, içine de kıymalı patatesli harç koymuştum, o da yağını verdi, yine de ertesi gün tamamen bitmişti :-))
Böreğimi sıcak fırına koydum, pişmesi yaklaşık 30-45 dk. pişiriyorum. Sonuçlar aşağıda...
Sonra annem öğrendi yengemden böreği, çok da güzel yapıyor. Ama yaşlılıktan dem vurup eskisi kadar sık yaptıramayınca anladım ki iş başa düştü.. Anneme sora sora ilk defa bu böreği tamamen kendi başıma yaptım. Biraz yağını fazla kaçırmışım onun dışında umut vaadediciydi :-) Bende bu lezzeti paylaşmak istedim.
Detayları aşağıda;
Öncelikle malzemeler,
Hamuru için:
1 kg. un + birazda açmak için un gerekiyor
1.5-2 su bardağı su (bunu hamurunuzun durumuna göre kendiniz ayarlamalısınız)
1/2 kahve fincanı sirke
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 tatlı kaşığı tuz
Hamurları açmak için 2 avuç kadar nişasta (un ile karıştırarak kullanacağız)
İçi için:
1 kg. pırasa
1/2 su bardağı kadar sıvı yağ
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tuz, karabiber, kırmızı pul biber
Ayrıca erittiğimiz 125 gr. margarinin içine 3/4 su bardağı sıvı yağ ekleyip kenara alıyoruz.
Hamuru kulak memesi kıvamında yoğurup üzerini nemli bir bez ile kapatıp dinlendiriyorum. Önceden ayıklayıp 1 cm. genişliğinde (kalın olanları ikiye, çok kalın olanları ise dörde bölerek kullanıyorum) doğruyorum. Tavaya yağı alıp önce salçaların kokusu çıkana kadar hafifçe kavuruyorum. Ben bu tip kavurma işlerini teflon vok tavada yapıyorum. Hem daha az yağ kullanıyorum, hemde rahat karıştırıyorum. Pırasaları tavaya alıp tuzunu ilave ediyorum. Ara ara karıştırıp kavuruyorum. Çok pişmesine gerek yok çünkü zaten böreğin içinde de pişecekler. Pişen pırsaları ocaktan alıp soğumaya bıraktım.
Dinlenen hamurdan bezeler yapmaya başladım. Ben tepsim çok büyük olduğundan bezeleri de iri iri ayırdım, 21 beze oldu. Normali alta 13 üste 12 yufka olması, benimki alta 11 üste 10 yufka oldu. Ama çok da kötü olmadı. Bezeleri ayırırken dikkat etmeniz gerek nokta 4 adet bezenin diğerlerinden çok az daha büyük olması. Bunları alt ve üst grup yufkaların ilk ve son katlarını oluşturacaklar.
Yaklaşık 2 avuç unu aynı miktarda nişasta ile karıştırın. Bunu yufkaları açmak için kullanacağız. Bu böreğin en güzel yanlarından biri yufkaların en fazla düz yemek tabağı kadar açılması ve düzgün olma mecburiyetinin olmaması. Benim gibi acemiler için ideal :-))
Gelelim bezelerimize, ilk bezeyi açmak için un ve nişasta karışımını serpip servis tabağından biraz büyücek açtım. Üzerini 1-2 çorba kaşığı eritmiş olduğum margarin ve sıvı yağ karışımı ile yağladım. İkinci bezeyi de yaklaşık aynı büyüklükte açıp üzerine koydum, (hamurları üst üste koyduğunuzda aralarında hava baloncukları oluyor, onları hiç bozmayın böylece böreğiniz kat kat ayrılacak) onu da aynı şekilde yağladım. 11 beze bitene kadar bu şekilde devam ettim. Son katı da aynı şekilde yağlayıp yufkaların tamamını tutup elimle ortadan kenara doğru açtım. Fırın tepsisini yağlayıp açtığım yufkaları en alttaki üste gelecek şekilde tepsiye alıp yerleştirdim. Tepsiyi yağlarken mümkün olduğunca az yağ kullanmanızı önemle tavsiye ederim, çünkü hem katların arasını yağlıyoruz hemde fırına koymadan önce üzerine yağ kızdırıp dökeceğiz. Hamurun kenarını da hafif kaldırdım ki içi yaydığım zaman kenarlardan yanmasın. Pişirdiğim pırasaları hamurun üzerine yayıp, diğer bezeleri açmaya koyuldum. Kalan 10 bezeyi de aynı şekilde açıp üst üste koydum. Hamur grubunu bu sefer mermerin üzerinde elimle açtıktan sonra tepsideki börek içinin üzerine yaydım. Hamuru elinizle açarken bazı katlar delinecek, yırtılacak bunlara hiç takılmayın öylesi daha güzel oluyor.
Bu böreğin yağı biraz fazla oldu, içine de kıymalı patatesli harç koymuştum, o da yağını verdi, yine de ertesi gün tamamen bitmişti :-))
Böreğimi sıcak fırına koydum, pişmesi yaklaşık 30-45 dk. pişiriyorum. Sonuçlar aşağıda...
Etiketler:
annemin tarifleri,
börekler,
denenmiş,
yöresel tarifler
25 Ekim 2012 Perşembe
ÇERKEZ TAVUĞU
Benim çok sevdiğim bir meze/salatadır. Annem ve Süheyla Ablam inanılmaz güzel yapıyorlar, bu benim ilk denemem.. Onlarınki kadar mükemmel olmadı ama ilk sefer için de gayet iyiydi :-)) Çerkezlerde bu başlı başına bir yemek olarak sofraya geliyor, görümcemin eşi Çerkez, birkez de ondan bunu yeme fırsatım oldu ancak yapılışı da bundan daha farklı.. Farklarını da yeri geldikçe yazmaya çalışacağım. Yapımı çok zor değil fakat hazırlığı biraz uzun sürüyor.
Bizim tarifimiz şöyle,
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
2,5-3 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 avuç dövülmüş ceviz içi
3 dilim bayat ekmek içi
4 diş sarımsak
Biraz zeytinyağı, tuz, pul biber
Zeytinyağında cevizleri hafifçe çevirerek başlayın. Fazla yanmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. İçine salçayı ilave edip kokusunun çıkmasını sağlayın. Bu noktada kırmızı pul biberini ekleyin. Tavuk suyunu da ilave edip kaynamasını sağlayın. Suyu kaynayınca içine ufaladığınız ekmek içlerini ekleyip pişirmeye başlayın.
Çerkez usulünde ise, mümkünse ceviz yağında cevizler çevriliyor, salça kullanılmıyor ve bayat ekmek içi yerine özel olarak pişirilen mısır ekmeği ufalanıp kullanılıyor. Çerkezlere özel benim bildiğim kadarıyla (başka baharatlarda ilave ediliyor olabilir emin değilim) ceviz, bol tuz, bol sarımsak ve kişnişin birlikte ezilerek macun kıvamına getirilmesi ile yapılan Çerkez Tuzu adı verdikleri çok tuzlu ama inanılmaz lezzetli bir çeşniden katıyorlar içine, ayrıca tuz ilave etmeye de gerek kalmıyor...
Dönelim ocakta pişen malzemelerimize, İnce ince didiklediğiniz tavuk etlerini de pişen karışıma ilave edin. Ocaktan almadan 1 dk önce dövülmüş sarımsakları ve tuzunu ekleyin, karıştırıp ocağın altını kapatın.
Servis tabağına alıp üzerini haşlanmış tavuk parçaları ile süsleyin, yine zeytinyağını tavada hafifçe ısıtıp içine pul biber ile renklendirip üzerine gezdirin.
Bizim tarifimiz şöyle,
1 adet haşlanmış tavuk göğsü2,5-3 su bardağı tavuk suyu
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 avuç dövülmüş ceviz içi
3 dilim bayat ekmek içi
4 diş sarımsak
Biraz zeytinyağı, tuz, pul biber
Zeytinyağında cevizleri hafifçe çevirerek başlayın. Fazla yanmamasına dikkat etmeniz gerekiyor. İçine salçayı ilave edip kokusunun çıkmasını sağlayın. Bu noktada kırmızı pul biberini ekleyin. Tavuk suyunu da ilave edip kaynamasını sağlayın. Suyu kaynayınca içine ufaladığınız ekmek içlerini ekleyip pişirmeye başlayın.
Çerkez usulünde ise, mümkünse ceviz yağında cevizler çevriliyor, salça kullanılmıyor ve bayat ekmek içi yerine özel olarak pişirilen mısır ekmeği ufalanıp kullanılıyor. Çerkezlere özel benim bildiğim kadarıyla (başka baharatlarda ilave ediliyor olabilir emin değilim) ceviz, bol tuz, bol sarımsak ve kişnişin birlikte ezilerek macun kıvamına getirilmesi ile yapılan Çerkez Tuzu adı verdikleri çok tuzlu ama inanılmaz lezzetli bir çeşniden katıyorlar içine, ayrıca tuz ilave etmeye de gerek kalmıyor...
Dönelim ocakta pişen malzemelerimize, İnce ince didiklediğiniz tavuk etlerini de pişen karışıma ilave edin. Ocaktan almadan 1 dk önce dövülmüş sarımsakları ve tuzunu ekleyin, karıştırıp ocağın altını kapatın.
Servis tabağına alıp üzerini haşlanmış tavuk parçaları ile süsleyin, yine zeytinyağını tavada hafifçe ısıtıp içine pul biber ile renklendirip üzerine gezdirin.
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
mezeler,
salatalar,
yöresel tarifler
BRIÇKA YADA PIRASALI KEK DİYEBİLİRİZ...
Annem İstanbul doğumlu olmasına rağmen anneannem ve dedem Trabzonlu'dur. Bu sebeple annem kendisini Trabzonlu olarak tanıtır, babam ise Arnavut'tur. Ancak yemek söz konusu olduğunda annem her yöreye ait seçme yemeklerden oluşan muhteşem bir repertuara sahiptir. Bugün bahsedeceğim Bırıçka (umarım doğru yazıyorumdur) Arnavutlara özgüdür. Pıraslı kek de diyebileceğimiz Bırıçka için malzemeler;
1 kg. Pırasa
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 su bardağı yoğurt
3 adet yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
125 gr. margarin
1,5 - 2 su bardağı un
1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
Damak tadınıza göre tuz, kırmızı pul biber
Margarini tavaya alıp salçaları birazcık kavuruyoruz. Yarım veya kalınsa 4'e bölüp 1 cm. boyunda doğranmış pırasaları ilave edip pişmesine yakın ocağı kapatıyoruz, çünkü fırında da pişmeye devam edecekler. Pırasalar ılındıktan sonra üzerlerine yoğurt, sıvı yağ, yumurta, un (unu kontrollü koymanızda fayda var, kıvamı mücver kıvamından biraz daha katıca olacak), kabartma tozu, tuz ve pul biber ilave edip karıştırıyoruz. Yağlanmış tepsiye 1 karmak kalınlığında yayıp elimizi su ile ıslatarak üzerini düzleştiriyoruz. Ben Midi fırın tepsisinde yaptım çok ince oldu, mini fırın tepsisi veya benzer ebattaki bir cam tepsi işinizi görecektir. Üzerine çörek otu serpip fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Piştiğini kek yöntemiyle, kürdan veya bıçak batırıp temiz çıktığında anlıyoruz. Ilık ve soğuk servis yapılabilir.
Pırasa yemeyenlerin bile seveceklerine inandığım bir tariftir. Afiyet olsun
1 kg. Pırasa
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 su bardağı yoğurt
3 adet yumurta
1 çay bardağı sıvı yağ
125 gr. margarin
1,5 - 2 su bardağı un
1 çay kaşığı kadar kabartma tozu
Damak tadınıza göre tuz, kırmızı pul biber
Margarini tavaya alıp salçaları birazcık kavuruyoruz. Yarım veya kalınsa 4'e bölüp 1 cm. boyunda doğranmış pırasaları ilave edip pişmesine yakın ocağı kapatıyoruz, çünkü fırında da pişmeye devam edecekler. Pırasalar ılındıktan sonra üzerlerine yoğurt, sıvı yağ, yumurta, un (unu kontrollü koymanızda fayda var, kıvamı mücver kıvamından biraz daha katıca olacak), kabartma tozu, tuz ve pul biber ilave edip karıştırıyoruz. Yağlanmış tepsiye 1 karmak kalınlığında yayıp elimizi su ile ıslatarak üzerini düzleştiriyoruz. Ben Midi fırın tepsisinde yaptım çok ince oldu, mini fırın tepsisi veya benzer ebattaki bir cam tepsi işinizi görecektir. Üzerine çörek otu serpip fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Piştiğini kek yöntemiyle, kürdan veya bıçak batırıp temiz çıktığında anlıyoruz. Ilık ve soğuk servis yapılabilir.Pırasa yemeyenlerin bile seveceklerine inandığım bir tariftir. Afiyet olsun
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
yöresel tarifler
17 Ekim 2012 Çarşamba
PAZI MÜCVERİ
Annem genelde Pazı'nın etli sarmasını yapar, bir tencereyi koysalar önüme gık demeden bitirir derecede çok severim. Fakat geçen sene annem uzun aradan sonra Pazı Mücveri yaptı.. Aman Allahım o ne tat, o ne lezzet... Şimdilerde Kabak Mücverini de çok seven biri olarak Pazı Mücveri açık ara önde gidiyor benim için...
Malzemeler;
1 demek Pazı'nın sadece yaprakları (saplarından da kavurma yapacağız)
1 orta boy kuru soğan
1/2 demet taze nane (bulamazsanız 2 tatlı kaşığı kuru nane de olur)
1/2 demet taze soğan
3-4 yumurta
15-20 adet tuzlu hamsi (isteğe bağlı)
Aldığı kadar un
Su, tuz, karabiber ve kırmızı pul biber
Kızartmak için sıvı yağ
Öncelikle tuzlu hamsilerimizi ılık suya koyalım. (Tuzlu hamsiniz yoksa yada sevmiyorsanız hamsisiz de çok güzel olacaktır. Ben genelde hamsisiz yapıyorum.) Biz mücverin diğer malzemelerini hazırlarken hamsiler de tuzlarından arınsınlar. Kuru soğanı yemeklik küp küp doğrayalım, 1 çay kaşığı tuz ile ovalım ama suyunu ayırmak yada yıkamak yok çünkü soğanların suyu da lezzet katacak. Ayıklayıp yıkadığımız Pazı yapraklarını yarım cm. kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave edelim. Nane ve taze soğanları da ince kıyıp karıştıralım. Bu aşamada sudan çıkardığımız hamsilerin kılçıklarını ayıklayıp ister 2'ye ister daha küçük bölüp karışıma ilave edelim. Biraz un koyup üzerine tuz, karabiber, kırmızı pul biber ve karbonat ilave edip karıştıralım. Yumurtalarını kırıp kıvamını ayarlamak için biraz su ilave edelim. Un için net miktar veremeyeceğim, ancak kabak mücveri yapanlar da bilir göz kararı un konup yumurtalar ilave edildikten sonra biraz su ilavesi yapılır hala boza kıvamını tutmamışsa biraz daha un eklenerek kıvam yakalanır. Kızgın yağa bir servis kaşığı kadar konup kızartılır. Kağıt havlu üzerine alınıp servis yapılır. Yenirken de benim kulaklarım çınlatılır :-))
Malzemeler;1 demek Pazı'nın sadece yaprakları (saplarından da kavurma yapacağız)
1 orta boy kuru soğan
1/2 demet taze nane (bulamazsanız 2 tatlı kaşığı kuru nane de olur)
1/2 demet taze soğan
3-4 yumurta
15-20 adet tuzlu hamsi (isteğe bağlı)
Aldığı kadar un
Su, tuz, karabiber ve kırmızı pul biber
Kızartmak için sıvı yağ
Öncelikle tuzlu hamsilerimizi ılık suya koyalım. (Tuzlu hamsiniz yoksa yada sevmiyorsanız hamsisiz de çok güzel olacaktır. Ben genelde hamsisiz yapıyorum.) Biz mücverin diğer malzemelerini hazırlarken hamsiler de tuzlarından arınsınlar. Kuru soğanı yemeklik küp küp doğrayalım, 1 çay kaşığı tuz ile ovalım ama suyunu ayırmak yada yıkamak yok çünkü soğanların suyu da lezzet katacak. Ayıklayıp yıkadığımız Pazı yapraklarını yarım cm. kalınlığında doğrayıp soğanlara ilave edelim. Nane ve taze soğanları da ince kıyıp karıştıralım. Bu aşamada sudan çıkardığımız hamsilerin kılçıklarını ayıklayıp ister 2'ye ister daha küçük bölüp karışıma ilave edelim. Biraz un koyup üzerine tuz, karabiber, kırmızı pul biber ve karbonat ilave edip karıştıralım. Yumurtalarını kırıp kıvamını ayarlamak için biraz su ilave edelim. Un için net miktar veremeyeceğim, ancak kabak mücveri yapanlar da bilir göz kararı un konup yumurtalar ilave edildikten sonra biraz su ilavesi yapılır hala boza kıvamını tutmamışsa biraz daha un eklenerek kıvam yakalanır. Kızgın yağa bir servis kaşığı kadar konup kızartılır. Kağıt havlu üzerine alınıp servis yapılır. Yenirken de benim kulaklarım çınlatılır :-))
Etiketler:
annemin tarifleri,
denenmiş,
yöresel tarifler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)