Küçük Yolcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Küçük Yolcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ekim 2012 Perşembe

MERHABA

Merhabalar tekrar... Biliyorum çook uzun zaman oldu yazmayalı, son yazılarımı okuyanlar bilir, küçük bir yolcumuz vardı yolda ve ben bu sebeple iş yerimde sürekli bilgisayar başındayım bari evde radyasyon kusur kalsın diyerek bilgisayar ile alakalı hiç birşey yapamaya karar verdim. Küçük yolcumuz 09.06.2012'de aramıza katıldı. Artık bir ismimiz de var Ege Mert... Doğumdan sonraki günler birbirimize alışmaya çalışmakla geçti, 15 gün sonra ise İstanbul'un egzoz kokulu havasından kaçmak için şehir dışına gittik. Yeni döndük efendim. İnşallah bundan sonra daha sık birlikle olacağız...

29 Ocak 2012 Pazar

HAYATİ KARARLAR

Daha önce bebek beklediğimizden bahsetmiştim, aradan geçen zamanda yaşadıklarımı biraz olsun paylaşmak istiyorum..
Bebeğimiz bizim planlarımıza isyan edercesine başına buyruk karar verdi dünyaya gelmeye.. Bizde ne yapacağız derken kalp atışlarını duyduğumuz anda aşık olduk kendisine.. İkinci kontrolümüzde doktorumuz "ikili test" yaptırmak isteyip istemediğimizi sordu, nedir dediğimizde zeka testi dedi geçti. Bizde anne ve baba adayı olarak çocuğumuzun sağlığı ile ilgili herşeyi yapmaya karar vermiştik zaten, bu testi de kabul ettik. Öncelikle benden kan alınarak hormon testi yapıldı, aynı gün ultrasonda bebeğimizin ense pilisi yani ense kalınlığı ölçüldü. Biz bu konudaki iki cahil sonuçları beklemeye başladık. 4 gün sonra sonuçlar çıktı, ikimizde çalıştığımızdan eşim cumartesi günü gidip sonuçları aldı ve doktorumuza gösterdi. Doktorumuz, hormon testlerinin normal olduğunu fakat yaşımın 36 olmasından dolayı bebeğimizde Down Sendromu olabileceğini bunu anlayabilmek için de amniyosentez yaptırmamızı önerdi.
Evde annem ve babamla da oturup amniyosentez yaptırmaya karar verdik. Fakat aslında bilmediğimiz o kadar çok detay varmış ki şimdi düşününce anlıyorum. Herşeyden önce bu konuşmayı yaptığımızda bebeğimiz 14 haftalıktı, amniyosentez 16 ile 19. haftalar arasında yapılıyor ama doktorumuz bunu bize söylemedi. Ben merak ettiğimden internetten araştırdığımda öğrendim.Ayrıca amniyosentez sırasında 200'de 1 ihtimal bebeğin düşük riski, enfeksiyon riski ve erken doğum riskleri de sözkonusu.
Bunları öğrendiğimizde çok tedirgin olduk, eşimin patronunun 4 çocuğunun da doğumuna giren bir başka doktora durumu sormaya gittik. Op. Dr.Zeynep Ahmad inanılmaz derecede sevecen ve güven veren biri.. Bize tüm riskleri anlattı, kendi hayatından örnekler verdi ve bizim en zor durumda olan grup olduğumuzu söyledi. Diğer iki gruptan ilki bebeğin durumu ne olursa olsun yaşaması gerektiğini düşünen veya inançları gereği bunu savunan grup, diğeri ise kesinlikle bebeğin tüm sağlık durumunu risklere rağmen öğrenip sağlıklı olmayan bebeği hayata getirmeme taraftarı olan grup. Biz ise ikisinin ortasında sıkışıp kalmıştık, bebeğimizin sağlıklı olduğunu bilmek istiyorduk ama riskleri bizi çok korkutuyordu. 2 hafta boyunca düşünmekten çıldırıyorduk, dudaklarım bile uçakladı ama bir türlü karar veremiyorduk. Sonra Zeynep Hanım 4 boyutlu görüntülemeden bahsetti bize, bebeğin genel görünümü hakkında önemli bilgiler verdiğinden, amniyosentez kadar kesin sonuçlar alınamasa da faydalı olabileceğini anlattı. Aklımıza yattı çünkü amniyosentezde olan risklerin hiç biri bunda yoktu. Tekrardan konusunda uzman bir doktor aramaya başladık.
Benim bir arkadaşım ve eşimin arkadaşının ablasının tavsiyeleri üzerine bir Profesörden randevu aldık. Kısmetimize İstanbul'a ilk karın yağdığı gün bizde yollarda koşturuyorduk. Korka korka gittik ama bebeğimizin tüm ölçümleri sağlıklı çıkıyordu, sıra böbreklerine gelene kadar.. Böbreklerin iç kısmı 4 mm. olması gerekirken bebeğimizin böbrekleri 5'er mm.di. Bu durum Down Sendromu belirtileri listesinde alt sıralarda yer almasına rağmen yaşım duruma eklenince amniyosentez önerdiler.
Öyle birşeyki doktorlar öneriyorlar ama kimse kişisel görüşünü paylaşmıyor kesin olarak yaptırın yada yaptırmayın diyemiyor, bizde bu konuda bilgili değiliz, arkadaşlarımdan bazıları yaptırın sorun olmuyor diyor, diğerleri öyle olaylar anlatıyor ki dehşete düşüyorsunuz.. Bir türlü karar veremezken eşimin bir akrabasının aile dostu olan bir doktora danışmaya karar verdik. Kendisi bebeğin sağlıklı bir hayat sürebilmesi için amniyosentez yapılmasını ve bunu yapabilecek de bir doktoru önerdi. Bizde nihayet profesyonel ve tarafsız bir görüş aldığımız için kararımızı bu yönde netleştirdik. Önerdiği kişi Prof. Dr. Murat YAYLA idi. Konusunda uzman olduğunu, bilgi ve yeteneğine güvenebileceğimizi de söylemeyi ihmal etmedi.
Böylece Murat Bey'in çalıştığı Klinikten amniyosentez için bir randevu aldık. Çok bilgili, güven veren, konusunda gerçek bir uzman.. Önce test sonuçlarımızı inceledi, yarım saat kadar amniyosentez ile sadece Down Sendromu değil başka bazı genetik sorunların da ortaya çıkarılabileceğini anlattı.. Test sonuçlarıma, yaşım ve bebeğimizin böbrek büyüklüğü de eklendiğinde bile Down Sendromu riskimizin çok düşük olduğunu böbrek büyüklüğünün farklı sebepleri olabileceğini, hatta ileriki haftalarda duraklayarak normal boyutuna gelebileceğini söyledi. Üstelik amniyosentez için gitmiş olmamıza rağmen bunu yapmanın şu an için gereksiz gördü ancak 1 ay kadar sonra hem böbreklerin durumunu hemde farklı belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığını kontrol etmemiz için ister başka yerde istersek kendisinde ultrasona tekrar girmemizi önerdi. Bunu doktorumuz Zeynep Hanım'da söylemişti, gerektiğinde 24. haftada da amniyosentez yapılabiliyormuş, o zaman da 3 gün içinde çıkan ön sonuçlara göre karar verilebiliyormuş.
Son 1-1,5 ay içinde yaşadığımız onca korku, heyecan ve kararsızlıktan sonra nihayet içimiz rahat etmişti ve o akşam sanırım çok uzun zamandır uyumadığım kadar huzurlu uyudum...

Prof. Dr. Murat YAYLA'nın bilgilerine http://www.muratyayla.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

4 Aralık 2011 Pazar

BİR KÜÇÜK YOLCUMUZ VAR :-)

Yine çook uzun zamandır yazmadığımı biliyorum, sözümde durmadığımın da farkındayım, kısacası suçluyum. Ama yine üst üste bir kaç şey oldu ki bunlardan en önemlisini sizinle paylaşmaya karar verdim.
Bu blogu açarken düşüncem hem yaptıklarımı ister yemek olsun, ister el becerilerimi olsun paylaşmak hemde kendimi ifade etmekti.. Ancak en çok bir gün hamile kalırsam yazdıklarımı günlük gibi paylaşmaktı. Hem bebeğime o doğana kadar ki heyecanımı aktarmak, hemde öğrendiklerimi, yaşadıklarımı anlatarak bir kişiye bile olsa fayda sağlamaktı.
Bebeğimiz olacağını öğreneli yaklaşık 5-6 hafta oluyor fakat planlı olmadığından hala şaşkınlığımızı atamadık. Güya ben 15 yıldır Kızıla boyattığım saçlarımı kendi rengine boyatıp dipten çıkanları bırakarak tamamen boyadan kurtulacak, pek kokoş olmasan da iki renkli saçlarımla bakımsız bakımsız dolaşmayacaktım.. Ayrıca evimizin küçücük balkonunda 2 kök domates, 2 kök biber, 2 kök salatalık yetiştirip hamileliğimde hormonlu gıda yemeyecektim. Hatta biraz da kilo verip hamileliğim boyunca alacağım kilolara yer açacaktım.. Ama anlaşılan bizim küçük yolcumuz pek plan program sevmiyor :-)
Bende şaşkınlığımızı henüz atmaya başlamışken hiç olmazsa planlarımın günlük kısmını gerçekleştireyim diye düşündüm. Bunu giriş yazısı olarak kabul ediniz, fakat bir sonraki yazımda ilk günden anlatmaya başlayacağım madem bir iş yapıyorum bari doğru dürüst olsun değil mi :-)