17 Temmuz 2014 Perşembe

ÇITIR BÖREK

Bu tarifi de televizyonda bir yemek programından almıştım. Yapımı çok kolay, acil gelen misafire bile kolayca yapılıp çıkarılabilir, misafir ol gel banaaa, börekler açarım sanaaaaa  :-)))
Hamuru için,
2 çay bardağı süt
2 çay bardağı sıvı yağ
2 çay bardağı su
2 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Açmak için biraz nişasta
İçi için,
500 gr. kıyma
1 adet patates
1 adet soğan
1 adet domates
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1/2  su bardağı ceviz içi (iri kıyılmış)
Bir miktar kıyılmış maydanoz
Tuz, karabiber ve yenibahar

Hamur için nişasta hariç tüm malzemeyi yoğurdum, kıvamı biraz yumuşak fakat ele yapışmayacak. Diğer yandan soğanı küçük küp şeklinde doğrayıp biraz sıvı yağda çevirdim. İçine kıymayı ekledim. Kıyma suyunu salınca rendelediğim patatesi ilave ettim. Kıyma suyunu çekince ceviz içini ekledim. Cevizlerde biraz kavrulunca küçük küp doğradığım domatesi ekledim. Domates suyunu çekip tüm malzeme pişince kıyılmış maydanoz ve baharatlarını ilave edip altını kapattım. Yenibahar çok hoş bir koku ve lezzet veriyor ben bol kullandım ama siz damak tadınıza az da olsa mutlaka ekleyin. Sıra geldi hamuru açmaya, tek tek açıp gül böreği gibi sarıyordu televizyonda bende öyle yaptım. Servisi de kolay oldu böylece... Hamurdan cevizden biraz büyük toplar koparıp nişasta ile pasta tabağı büyüklüğünde açtım. Hamur ne kadar ince olursa o kadar çıtır çıtır oluyor.  İçine bir sıra kıymalı harçtan koyup, bir kenarından kıvırıp rulo yaptım. Ruloyu da kendi etrafında sarıp gül böreği şekli verdim. Bu böreğin bir özelliği de hiç yumurta kullanılmaması. Üzerine sadece zeytinyağı sürüp ısıtılmış fırında pişirdim. Resim sizi yanıltmasın çok lezzetli oluyor. Diğeri de annemin meşhur Patlıcanlı Böreği  :-))

10 Temmuz 2014 Perşembe

MELOŞ TEYZEMİN MEYVELİ KEKİ

İstanbul'daki evimizde tam 30 yıl oturduk. Dile kolay bir ömür... Bu süre zarfında bizden iyiliğini eksik etmeyen komşularımız oldu, az ama çok sağlam dostluklar ve onlarla birlikte geçen çok güzel günler yaşadık. Bu komşularımızdan biri de karşı dairemizde yaşayan Meliha Hanım Teyzeydi. Güre'de akrabasının evi varmış oraya gelmişler, bizi de unutmamış aradı, müsaitseniz gelmek istiyoruz diye, çok sevindik. Sevinecek ne var demeyin kendisi 82-83 yaşlarında ve sağlık sorunlarına rağmen onca yolu bizi görmek için geldi... Annemin bir pandispanya kek tarifi vardır bu sefer değişik birşey yapalım istedik, annemin arkadaşı Meloş Teyzem'in bize yaptığı kekin tarifini aldım, çok hafif tam yaz keki oldu.
3 yumurta
1 syu bardağı toz şeker
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 su bardağı süt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un
3-4 adet taze kayısı
Tüm malzeme çırpma teli ile çırpılacak, püf noktası boza kıvamında olacak katı olursa su ilavesi ile açabilirsiniz. 25 cm. yuvarlak borcamı yağlayarak hamuru döktüm. Meloş teyzem üzerine dilimlenmiş kayısı dizmişti, benim vaktim az olduğundan küp doğradığım kayısıların bir kısmını öylece üzerine serpiştirdim, tabi ki içine gömüldüler. Kalan kayısıları da una bulayarak üzerine serptim, onlar daha üstte kaldılar hoş oldu. Hem şekeri az olduğundan çok hafif, hem de içindeki kayısılar sayesinde tam yaz tadında oldu. Meloş teyzem bu keki doğaçlama yapıyor, evde ne varsa bazen kuru incir, bazen şeftali, bazen kayısı + tarçın... farklı versiyonlarını denemenizi tavsiye ederim... Fotoğraf için kusura bakmayın ancak bu kadarını yakalayabildim :-)) tekrar yaptığımda inşallah fotoğrafı da değiştiririm...

18 Haziran 2014 Çarşamba

FINDIKLI ACIBADEM KURABİYESİ

Ben Acıbadem kurabiyesini çok severim, oğluşum da benim gibi çok severek yiyor. 1,5 sene önce Nermin ablamda yemiş ve fındıkla yapıldığına inanamamıştım, oğluşumun doğum gününde yaptım, yiyenler de inanamadılar. Fındıkla yapıldığına bakmayın, inanılmaz kolay ve bir o kadar az malzeme ile yapılabilen muhteşem bir lezzet...
500 gr. çiğ fındık
1 su bardağı pudra şekeri (pudra şekeri olmasında özellikle fayda var, sıvı miktarı az olduğundan toz şekerin erimesi zor olabilir)
3 adet yumurta

Hepi topu bu kadarcık malzemesi var. Fındıkları mutfak robotunda mümkün olduğunca ince çekiyorum. Fındık tozu ile de yapılabilir sanırım ama evde çektiğinizde fındıklar biraz diş diş kalıyor ve yerken ağıza gelmesi hoş oluyor bence... Çekilmiş fındıkların üzerine pudra şekerini ve 3 yumurtayı ilave edip mikserle çırpıyorum. Sıkıntı şu ki mikserinizin güçlü olması gerekiyor çünkü çok yapışkan bir bulamaç elde ediyorsunuz. Tüm malzeme karıştıktan sonra ellerimi hafifçe ıslatarak (bu önemli fazla ıslatırsanız yuvarlamaya çalıştığınız toplar sulanmış oluyor ve yayılıyor) ceviz büyüklüğünde toplar yapıp fırın tepsisine diziyorum. Üzerine bir şey sürmenize gerek yok, doğru fırına... Kurabiye ısısından biraz düşük bir ısıda üzerleri hafifçe pembeleşene kadar pişiriyorum. İçleri hafif ıslak oluyor tam benim sevdiğim gibi  :-))

MAHLEPLİ KIYIR KURABİYE

Annemin çok yakın bir tarifi vardı, Facebook'da üye olduğum Damak Tadı grubunda paylaşılınca aklıma yattı. Annem hamuru 1 cm kalınlıkta açıp karelere bölerdi, kimisinin içine yarım zeytin koyup iki kenarını ortada birleştirir, kimisinin üzerine rendelenmiş eski kaşar peyniri ve toz kırmızı biber serper, kiminin üzerine de sadece çörek otu serper fırında pişirirdi. Bayılırdım, çerez gibi gidip gelip yerdim. Bu tarif de aynı şekillerde yapılabilir ama benim acelem olduğundan kolaya kaçtım, yuvarlayıp koyuverdim tepsiye :-))
Malzemeleri,
1/2 paket oda sıcaklığında yumuşamış margarin (125 gr.)
1 ay bardağı sıvı yağ (Ajda bardağı değil, eski klasik ince belli bardakla ölçülecek)
1 yumurta (akı hamura ilave edilecek, sarısı üzerine sürülecek)
1 tatlı kaşığı tuz,
1 tatlı kaşığı mahlep (ben mahlebi çok sevdiğimden 2-2,5 tatlı kaşığı kadar koydum)
3 çay kaşığı pudra şekeri (toz şekerde olur)
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı üzüm sirkesi (hiç yüzünüzü buruşturmayın sirkenin tadı ve kokusu kalmıyor)
3 su bardağı un

Unu yoğurma kabına alıp tuzu, şekeri, mahlebi ve kabartma tozunu ekleyip bir kaşıkla karıştırıyorum. Unun ortasını havuz gibi açıp margarin, sıvı yağ, sirke ve yumurta akını ilave edip elimle una yedirerek hamur haline getiriyorum. İyice yoğurduktan sonra pişirme kağıdı serili tepsiye ceviz büyüklüğünde toplar yapıp diziyorum. Üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüp çörek otu serpiyorum. Babam çörek otunu pek sevmez, bu sebeple ben birazına da susam serptim, ama çörek otu daha çok yakışıyor. 190 C'de ısıtılmış fırında renkleri koyulaşana kadar pişirin. Ben ilk yaptığımda küçük simit şekli verip susam serpip pişirmiştim, o zaman daha dikkatli olmalı küçük parçalar daha çabuk pişiyor.

17 Haziran 2014 Salı

AFYON KAYMAĞI

Oğluşumun 2. doğum gününde yaptığım bu tatlı için herkesin ortak fikri çok hafif olmasıydı. Aslında yapımı çok kolay, fakat sunumu el oyalayıcı. Ancak o kadar hafif ki inanın uğraşlarınıza değecek...
1 litre süt (1 çay bardağı kadarı krem şanti için ayrılacak)
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı un
50 gr. margarin
2-3 adet damla sakızı aromalı çiklet
2 su bardağı Hindistan cevizi rendesi
1 poşet krem şanti (1 paketten 2 poşet çıkıyor)
1 su bardağı iri kıyılmış ceviz
İstenirse 1 tatlı kaşığı tarçın (bence isteyin çok yakışıyor :-)))
1 litreden 1 çay bardağı eksik süt ile un ve şekeri orta ateşte muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyorum. İndireceğime yakın damla sakızı aromalı çikletleri atıp 1-2 karıştırıp ocaktan alıyorum. İçine margarini ilave edip bir kaç dk. karıştırarak ılıtıyorum. Sonra mikserle iyice çırpıyorum. Damla sakızlı muhallebi yapar gibi... Bir tepsiye strech film kaplayıp üzerine bol miktarda hindistan cevizi rendesi döküyorum. Bu çok önemli, tepsiden çıkartırken çok faydalı oluyor. Hindistan cevizlerinin üzerine muhallebiyi eşit kalınlıkta yayıyorum. Kalınlığı 1/2 cm'i geçmemeli. Bu şekilde önce dışarıda ılınmasını sağlayıp sonra buzdolabına koyup 30 dk. soğutuyorum. Diğer tarafta ayırdığımız 1 çay bardağı süt ile 1 poşet krem şantiyi hazırlıyorum. Soğumuş olan muhallebinin üzerine eşit kalınlıkta yayıyorum. Üzerine kıyılmış cevizleri eşit oranda dağıtıp, bir miktarda tarçın serpiyorum. Krem şantinin kurumaması için üzerini strech film ile kapatıp tekrar buzdolabına alıyorum. 2-3 saat sonra buzdolabından çıkarıp bir kenarından bir tur rulo yapıp kesiyor o ruloyu da 2'şer parmak kalınlığında dilimliyorum. Yine hindistan cevizi serpilmiş bir servis tabağına dik olarak koyuyorum. Tüm tepsi bitene kadar aynı şekilde devam ediyorum.

OĞLUŞUMUN 2. DOĞUM GÜNÜ

Hayatımın aşkı, bitanem, canım, ..., tostosum oğluşum aramızdaki 2. yılını bitirdi. Her geçen gün beni daha da çok şaşırtmaya devam ediyor. Varlığı mucize, her hareketi olay olan oğluşuma layık güzel bir sofra hazırlamak istedim, tıpkı geçen sene olduğu gibi  :-S Durumu bilmeyenler o hüsranı buradan okuyabilirler... Tedirginlikle karışık hazırlıklara bu sefer 3 gün öncesinden başladım... Soframızdaki lezzetlerin listesi aşağıda,
Mahlepli Kıyır Kurabiye
Fındıklı Acıbadem Kurabiyesi
Çıtır Börek
Patlıcanlı Börek
Afyon Kaymağı
Zeytinyağlı Yaprak Sarma
Tavuklu Şehriyeli Salata
Doğum Günü Pastamız

Neyse bu sene alnımın akı ile çıktım işin içinden :-)) Patlıcanlı böreği annem yaptı, ellerine kollarına sağlık. Kalanları da ben yaptım  :-)) Sofrada yine fotoğraf çekemedim ama sonradan en azından fikir edinebileceğiniz görüntüler elde ettim. Tarifleri de kısa aralıklarla yayınlayacağım...

23 Mart 2014 Pazar

YALANCI PAÇA YADA DAMAT PAÇASI

Bizim evde ciğer, yürek ve beyin hariç sakatat hiç pişmez. Ben, sol elimdeki iki kemiği kırdığımda annem iyi gelir diye Paça pişirmişti, ağzıma süremedim içim kaldırmadı. Fakat paçasız pişirilen bu tarifi çok severek tüketiyoruz. Tavukla yapıdığından Yalancı Paça diyorum, bazı kitaplarda ise Damat Paçası olarak geçiyormuş. Siz istediğiniz ismi seçin...
Damat Paçası 

3 su bardağı tavuk suyu
2 tepeleme çorba kaşığı un
2-3 çorba kaşığı yoğurt
2 diş sarımsak
1 çorba kaşığı sirke
1/2 haşlanmış tavuk göğsü
Tereyağı
Tuz, kırmızı pul biber

Tavuk suyunu kaynatıyorum, diğer tarafta bir kasede unla yoğurdu boza kıvamında olacak şekilde güzelce eziyorum. Yoğurdun kesilmemesi için kaynayan tavuk suyundan bir kepçe ile alıp unlu karışımımızın ılınmasını sağlıyorum. Sonra unlu karışımı yavaş yavaş karıştırarak kaynayan tavuk suyuna ilave ediyorum. Biraz kaynatıyorum. Kıvamı boza gibi olacak, bunu sağlamak için biraz daha un ilave edilebilir. Kaynatılıp unun çiğ kokusu kaybolunca içine tuzu, sarımsak ve sirkesini ilave edip bir taşım daha kaynatıp ocağın altını kapatıyorum. Servis yapacağım borcama alıp üzerine irice bölünmüş tavuk parçalarını koyuyorum. Tereyağını eritip pul biberle kızdırıp, paçanın üzerine gezdirip servis yapıyorum.

** Uzun zaman önce verdiğim tarife ait resmi ancak ekleyebildim, gecikme için özür dilerim :-))

BUZLUKTA KIYMA SAKLAMAK

Bence yeni nesil buzdolaplarının en önemli özelliği Deepfreeze.. Eline ne geçerse buzdolabı poşetine koyup atıveriyorsun buzluğa canın istediğinde çıkarıp  kullanıyorsun. Bugün biraz buzluk hikayelerinden bahsedeceğim. Çoğumuzun bildiği şeyler olacak büyük ihtimalle ama belki arada bilmediğiniz şeylerde çıkabilir.
Buzluğumuzda en çok bulunan malzemeler genelde et türevleri oluyor. Özellikle kasap alışverişinden döndüğünüzde aldıklarınızı kullanım amaçlarına göre ayırıp paketlerseniz kullanım esnasında çok rahat edersiniz.
Kıymayı köftelik, yemeklik ve dolmalık olmak üzere 3 farklı şekilde paketleyebilirsiniz. 
  

İlk resim köftelik ayrılmış kıymadır. 3-4 kişilik bir aile için yeterli sayıda köfte çıkıyor. İkinci resim yemeklik olarak ayrılanlardan. Bazen yarısı bile yetiyor. Birde yedekli olanlar var, üçüncü resimdeki gibi  :-)))  Duruma göre yemeklik veya köftelik olarak kullanılabilir.
Buradaki püf nokta kıymalar ihtiyaca göre ayrılıp buzdolabı poşetlerine konur. Sonrasında bir merdane ile kıymalarınızı hamur açar gibi açıp inceltiyorsunuz. Özellikle çalışanlar için ideal bir saklama şekli, çünkü kıyma ince olduğu için çok çabuk çözülüyor. Aynı zamanda da buzlukta daha düzenli ve az yer kaplıyor.




18 Mart 2014 Salı

PIRTIK BÖREĞİ :-))

Adını çok seviyorum bu böreğin, üstelik yapılışı da çok kolay... Eve aldığınız yufkaları kullanmaya vakit bulamadıysanız bir kaç gün sonra nemlenip birbirine yapışmaya başlıyor. Bu durumdaki yufkalardan tepsi böreği yada gözleme yapmak mümkün olmuyor. E bu yufkaları atmaya da kıyamıyorum, sonuç pırtık böreği :-))
benim 5 yufkam vardı
2 adet yumurta
1,5-2 su bardağı süt
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 kalıp beyaz peynir
Biraz maydanoz
Biraz dereotu
İsteğe bağlı olarak kırmızı pul biber



Yufkaları parça pinçik (kime siniriniz varsa onu düşünün, iyi geliyor :-) ) ettikten sonra bir kenarda yumurtaları çırpıyorum. İçine beyaz peyniri ufalayıp, pul biber, ince kıyılmış maydanoz ve dereotunu ilave ediyorum. İyice karıştırdıktan sonra 1,5 su bardağı süt ve sıvı yağ ekleyip iyice karıştırıyorum. İsterseniz bu noktada içine kaşar peyniri rendesi de ilave edebilirsiniz. Bu karışımı yufkaların üzerine döküp iyice karıştırıyorum. Öyle ki bütün yufkaların sütlü karışıma bulanması gerek. Ağzını kapatıp oda sıcaklığında 15- 20 dk. bekletmenizi tavsiye ediyorum, böylece yufkaların sütü ne kadar çektiğini görebilirsiniz. Yufkalı karışımı yağlamış olduğunuz borcam'a yayıyorum. Bu aşamada sütün biraz görünmesi gerekiyor, eğer yufkalar sütün tamamını çekmiş ise üzerine biraz daha süt ilave ediyorum. Ortadaki resimde görüldüğü üzere süt az geldi, 1 çay bardağı daha ilave edebilirmişim. Ben bu sefer üzerine kaşar peyniri rendesi serptim, fakat görünümü güzel olmasına rağmen soğuyunca sertleşti... Bu sebeple üzerine sadece çörekotu serpip fırına vermekte fayda var. Tüm bu olumsuzluklara rağmen su böreği kıvamında lezzetli bir börek oldu...

16 Şubat 2014 Pazar

YOĞURTLU KÖFTELİ KEBAP

Annemin nefis tariflerinden biridir bu Yoğurtlu Köfteli Kebap.. Kimisi minimalist oluyor,diyor ki "içine tuz ve karabiberden başka birşey konmaz" ben söz konusu olunca durum tam tersine dönüyor :-)) İllaki içine işeyler karıştıracağım....  Bu köfte de benim ellerime düşünce aşağıdaki hali aldı,
500 gr. kıyma
1 orta boy kuru soğan
1 tatlı kaşığı kimyon
1 iri diş sarımsak
Tuz ve karabiber
1 bayat ramazan pidesi (yada tırnaklı pide bazı fırınlarda yapılıyor, hiç olmadı bir kebapçıdan alabilirsiniz)
1 büyük kase yoğurt
2 diş sarımsak
2 çorba kaşığı domates salçası
2 çorba kaşığı tereyağı
Biraz sıvıyağ
Soğanı rendeliyorum. Kıymanın içine soğanı ilave edip, kimyon, dövülmüş 1 iri diş sarımsak, tuz ve karabiber ilave edip yoğuruyorum. Vaktiniz varsa yoğurduktan sonra buzdolabında birsüre bekletin daha lezzetli oluyor. Bu arada pideleri küp küp doğruyorum. Eğer pideleriniz bayatsa biraz tereyağı ile hafifçe kızartabilirsiniz, taze ise kızartmanıza gerek yok (isterseniz yine de kızartabilirsiniz tabii, sizi kimse engelleyemez :-)) Kalan 2 diş sarımsağı ezip yoğurtla karıştırıyorum. Kıymayı dolaptan alıp küçük köfteler yuvarlayıp, birbirlerine yapışmamaları için biraz un serpiyorum. Kızdırılmış sıvı yağda köfteleri kızartmaya başlarken diğer yanda bir tavada tereyağını eritiyorum. Salçayı ilave edip kokusu çıkana kadar kavuruyorum, üzerine biraz su ilave edip sos kıvamına getirip biraz pişiriyorum. Şimdi sırada tabaklarımıza servis yapmak var... Sırasıyla önce pideleri tabaklara diziyorum, üzerine sarımsaklı yoğurt yayıp köfteleri pay ediyorum. En son üzerine salçalı sosu gezdiriyorum. Afiyet olsun...